Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 17 Nisan 2026 17:23 “Bak şunu hiç unutma; kendi tarihini iyi bilen, geleceğinden korkmaz.”
Dİyarın birinde göğsü kınalı bir serçe varmış.Ne zaman gök gürlese yere yatar ve ayaklarını gökyüzüne doğru kaldırırmış.Bir değil,iki değil,üç değil…Bir gün göğsü kınalı serçeye sormuşlar ,”Neden böyle yaparsın ?”diye …
Bu kitapta normal bir kuş olan serçe hikâyesi okuyacağınızı düşünüyorsanız baştan uyarayım yanılıyorsunuz..Bu serçe sizin bildiğiniz serçe değil çünkü.Kınalı Serçe sarayda şamaroğlanı olarak yaşayan,şehzadeyle arkadaşlık yapan,lalasının yanından ayrılmayan 9-10 yaşlarında yetim bir çocuğun hikâyesini anlatıyor.Kınalı Serçe 1840’lı yılların Topkapı Sarayı’nda yaşayan ve saraydaki herkes tarafından çok sevilen bir çocuk.Kınalı Serçe 1840 yılından Cumhuriyet Dönemine kadar yaşanan olayları bize bir masal tadında anlatıyor.Ve bu tarihi bilgileri öyle güzel bir üslupla anlatmış ki çocuklara ezberletmek yerine akılda kalması açısından muazzam olmuş.Arada büyük üstad İlber Ortaylı’nın mesajları ise kitabı daha da değerli kılmış.Siz de tarihimizi,Topkapı Sarayı’nı gelenek göreneklerimizi,Atatürk’ü ve Cumhuriyet Dönemi’ni,padişahları daha yakından tanımak isterseniz bu masal gibi kitapla bir an önce tanışmalısınız.Ortaokul seviyesindeki çocuklar için uygundur ama ben her yaştan okura bu masalsı kitabı tavsiye ediyorum ,büyüleneceksiniz.Herkese keyifli okumalar diliyorum ,kitapla kalın
“ yok oğlum,” dedi,” mutluluktan. Seni kucağıma aldığımda anasız babasız bir yaralı uçtun. Çok uğraştım senin için. Büyük bir emanettin bana. Sana bir şey oluverecek diye, sana layıkıyla bakamayacağım diye çok korktum. Sen benden çok uğraştın gökyüzüne tutunabilmek için .Ama tutundun.Artık kınalı serçe oldun.Sen de kınalı serçe oldun…”dedi,sarıldı bana.