Puan vermedi·80 syf.····Okunma: 17 Nisan 2026 22:15 Edebiyatın o kendine has dünyasında dolaşırken bazen insan gerçekten nefes almak istiyor. Hani böyle kalın kalın romanlardan biraz uzaklaşıp daha hafif, daha içten şeyler okumak… Yağmurlu bir akşamüstü, elinde kahveyle cam kenarına geçip, kelimelerin seni yormadan içine aktığı o hissi arıyorsun. İbrahim Tenekeci gibi yazarlar tam da böyle anlarda iyi geliyor bana. Çok süslü cümlelere girmeden, hayatın içinden şeyleri sade bir şekilde anlatıyorlar. Şiir gibi ama aynı zamanda sohbet ediyormuşsun gibi… O yüzden bazen klasiklerin o ağır havasından çıkıp böyle sakin metinlere uğramak iyi geliyor; insanı yormadan, usulca toparlıyor.