·496 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Haziran 2018 13:46 Pazar günümü melankolik geçirmeme sebep olan bir roman Gün Işığım, ama bundan şikayetçi değilim tam tersi Kate gibi bir karakterle tanıştığım için mutluyum aynı zamanda. İlk 300 sayfa ne kadar eğlenerek, gülümseyerek okuduysam daha sonrası da bir o kadar dramatik haliyle göz yaşlarınızı tutmanız imkansız. Hatta olayı biraz abartıp baya salya sümük ağlamış olabilirim, ama elimde değildi Kate'in o enerjik, devamlı gülümseyen, dostlarına ve hayata sevgi dolu yaklaşımlarına o kadar çok alıştmıştım ki, esiri olduğu hastalık ve onun etkileri sonucunda gelişen diyalog ve sahneler beni mahvetti. Kate ve Gus'ın dostluğuna bayıldım, tasvip etmediğim bi durum dışında ona da hormonlar diyelim artık, birlikte harikalar. Kitabın kurgu olduğunu biliyorum aslında, bu tarz kitaplar okurken dünyada bir yerlerde bu tür şeylerle baş etmek zorunda kalan insanlar olduğunu düşündükçe daha fazla etkileniyorum galiba.
Çocukluğu hep bir mücadele ile geçen Kate, hem annesine hem de kız kardeşine bakmak durumunda kalmış, o zamanlarda tek dayanağı Gus ve kendi annesi yerine koyduğu onun annesi. Üniveriste için taşınmak zorunda kalan Kate, en iyi arkadaşım dediği Gus ile ayrı kalsalar da iletişimleri hiç kopmuyor. Kate için dünyadaki melek tabiri yanlış olmaz sanırım, Gus'in dediği gibi karşısındaki insanın utangaçlığını, çekingenliğini kolayca ortadan kaldırmak gibi bir yeteneği var. Pozitifliği, neşesi, dostlarını zor durumlardan kurtarmak, çaresiz zamanlarda bulduğu çözümlerle herkesin gönlünü fethediyor. Yanlış zamanda aşık olduğu adam Keller ile güzel bir ilişkisi başlıyor, ama ne yazık ki kalbi yaralı Keller'ı bekleyen kaderin cilvesi yürek parçalayan cinsten.
Konusu ile ilgili çok fazla şey yazamıyorum ama kitabın kapağına ve adına bakarak, romantik-komedi veya tatlı bir aşk hikayesi okuyacağınızı düşünmeyin, ben öyle sandım büyük yanılgıya düştüm. Dediğim gibi 300 sayfa çok eğlenceli ve keyifliydi fakat daha sonrasında roman dramın dibine vurdu tabiri caizse. Kitabın bana bıraktığı etkisi, ağlamaktan kızarmış bir sürat ve bu ağlamanın sonucunda baş ağrısı. Ama daha güzeli Kate'in bana kattıkları. Onlar da gerçekten anın tadını çıkarmak, dostluğun ve arkadaşların kıymetini bilmek, ve sevdiklerinize onu sevginizi göstermekten çekinmemek. "Eee, ne var bunda sanki biz bilmiyoruz,"diyebilirsiniz ama önemli olan bunları bilmek değil, hayata uygulayabilmek Kate de öyle biri işte.