Gönderi

"Edebiyat, hakikatlerin hayalle süslenmesidir."
Puan vermedi·308 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 00:00
Ruh AdamRuh Adam, Hüseyin Nihâl AtsızHüseyin Nihâl Atsız ın kendi hayatından izler de içeren, okuması keyifli ve özgün bir eser... Okurken konuyu ya da olay örgüsünü sevip sevmediğinizden tam emin olamadığınız anlar oluyor fakat tam o sırada öyle bir cümle ya da şiirle karşılaşıyorsunuz ki, kelimelerin büyüsüne kapılıp eseri sevmekten kendinizi alamıyorsunuz. Ayrıca, yer yer alışılmışın dışında kelimeler içerse de üslubu oldukça akıcı ve merak uyandırıcı. Okurken sanki yaşanmış, mistik bir Türk destanının içindeymişsiniz gibi hissettiriyor. -Spoiler İçerir- Romanda anlatılanlar iki farklı zamanda ilerliyor hatta tek zaman değil aynı zamanda hayal dünyalarını içeren bir anlatı da bulunuyor.. bu durum başlangıçta olayları anlamlandırmayı zorlaştırsa da esere "masalsı" bir hava katıyor. Kitabın başında bir Uygur masalına şahit oluyoruz: Yüzbaşı Burkay’ın "Seni seviyorum" sözünü duyamadığı için ızdırap çeken ve huzur bulamayan ruhu, baharda gerçekleşen bir tenasüh (ruh göçü) ile yüzyıllar sonra, kitabın başkarakteri Selim Pusat’ta hayat buluyor. «-Bir erkek, "Izdırap çekiyorum; sen de beni seviyor musun?" diye ağlıyor, bir kadın da buna "Sus, sus, ben de ızdırap çekiyorum!" diye cevap veriyordu.» Selim'in hikâyesi; aslında kendi nefsiyle, karmaşık iç dünyasıyla ve bir aşk çıkmazıyla verdiği amansız bir mücadele.. Yaşadığı aşk; sadece bir duygu değil, kaçamadığı, engel olamadığı ve mutlak bir kadere bağlı, zorunlu bir yazgı... ​Eserin başkarakterlerinden biri olan Güntülü, Selim Pusat’ın eşi Ayşe öğretmenin öğrencisi ve Selim için adeta ruhani ve yasak bir aşkın temsili. Uğruna okunu attığı, idallerini, vicdanını terk ettiği bu kız için bilinçsizce o meşhur 'Geri Gelen Mektup' şiirini yazar. Selim mektubunun iade edilmesiyle kendisinin bu şiiri yazdığını idrak eder ve bu şiir beklenen reddedilişin gurur kırıcı belgesi olur.. «Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.» Bunun dışında kitaptaki birçok karakter oldukça önemli bir yere sahip.. Bunlardan ölmüş olmasına rağmen Selim’in yanında durarak ona doğru yolu gösteren, bir nevi "vicdanı" olarak tasvir edilen Şerif, hayal gerçek karıştırdığı ama ona da aşık olan Leyla ve karmaşık her kılıkta ortaya çıkan bir varlık Yek... Benzetmeler ve semboller ile farklı anlam katmanları içeriyor. Tüm bunların yanında son sayfalarında yaşanan o Büyük Mahkeme Kitabın belki de en çarpıcı kısmı, mahşer yeri gibi bir "yüzleşme" sahnesi... Selim’in mahkemeye çıkmasına sebep olanlar bile onu yargılar ve Selim tam bir yalnızlık içinde suçlu bulunur.. Sonunda ise ruh adam; «....salonunda bulunan gençlik fotoğrafından kıyamet gününe kadar çekeceği ızdırabı yaşamak için yeniden doğacağı hayata yol alır.»
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202133,9bin okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.