Gönderi

6/10
·556 syf.··
2026 129. kitabı
Ben Gazap Üzümleri’ni okurken yalnızca etkilenmedim; zaman zaman metnin beni yönlendirdiğini de hissettim. John Steinbeck, Joad ailesi üzerinden güçlü bir anlatı kuruyor ama bu anlatının yer yer didaktikleştiğini inkâr edemem. Bana düşünme alanı bırakmak yerine, ne hissetmem gerektiğini açıkça işaret ettiği anlar oldu. Romanın arka planındaki Büyük Buhran gerçeği çok çarpıcı; buna şüphe yok. Ancak Steinbeck’in bu gerçekliği sunuş biçimi bazen siyah-beyaz bir dünyaya indirgeniyor gibi geldi bana. “İyi” olanlar neredeyse tamamen mağdur ve saf; “kötü” olanlar ise çoğunlukla sistemin soğuk yüzünü temsil eden tek boyutlu figürler. Bu durum, romanın duygusal gücünü artırsa da gerçekliğin karmaşıklığını biraz törpülüyor. Tom Joad’un dönüşümünü izlerken etkileniyorum ama bu değişim bana yer yer fazla hızlı ve ideolojik bir çizgide ilerliyormuş gibi hissettirdi. Sanki karakter değil de bir fikir büyüyor. Casy karakteri ise neredeyse bir sembole dönüşüyor; onun üzerinden verilen mesajlar güçlü ama insanî çelişkileri daha derin işlenebilirmiş diye düşündüm. Yine de kabul etmem gereken bir şey var: Steinbeck’in dili beni sürüklüyor. Özellikle doğa betimlemeleri ve göç sahneleri o kadar canlı ki, eleştirilerime rağmen metnin içine çekiliyorum. Fakat tam da bu noktada bir ikilem yaşıyorum; anlatının estetik gücü ile ideolojik yönlendirmesi arasında gidip geliyorum. Kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: Gazap Üzümleri beni etkiledi ama aynı zamanda bana mesafe de koydurdu. Çünkü hissettirdikleri kadar, hissettirmek istedikleri de çok belirgindi. Ve ben, bir okur olarak biraz daha gri alan, biraz daha belirsizlik görmek isterdim. Gazap Üzümleri
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.