GEÇMİŞ (Mİ)
İnsan gerçekten geçmişini geride bırakabilir mi, yoksa onu sadece başka bir şekle mi sokar?
Merhaba kitapsever dostlarım.
Zeynep ve evlerine gelen isimsiz mektuplar kitabımızın kilit noktasını oluşturuyor.
Babasını kısa süre önce kaybetmiş olan Zeynep annesi ile yaşamaktadır.
Bir yandan da üniversiteye gitmektedir. Cok sevdiği Edebiyat bölümü ögrencisidir.
Zeynep ile annesinin arası pek iyi olmasa da babası Acar'ın ölmüş olması her ikisini de derinden etkilemiştir.
Ama evlerine isimsiz mektuplar gelmeye baslar. Bir gün mektubun birini Zeynep açar ve okur.
Bu durumdan annesine bahsetmez.
İsimsiz mektuplar kimden geliyordu?
Araştırma yapmak istese de Zeynep'in hayatında onu meşgul eden ve babasının yokluğunu bir nebze unutturan bir gelişme yaşanır.
Sınıfında hep en arka sırada oturan sürekli melankolik takılan ve asla konuşma fırsatı bulamadığı Ahmet ile konuşması.
Bir gün derse erken geldiği bir zaman Ahmet'le konuşma fırsatı bulurlar ve bu konuşma son olmaz.
İkisinin de ilgi alanları ortaktır. İkisi de yazmaya meyillidir.
Bu sayede günlerce aylarca beraber vakit geçirirler ve aralarında bir bağ oluşur.
Zeynep'in annesi Candan ise içinde kimseye söyleyemediği bir sır ile boğuşmaktaydı.
Ölen eşi Acar'ı hiç sevmemişti.
Yıllar önce bir ay evli kalıp boşandığı eski eşi Hakan'ı görmese de unutmamıştı..
Acar'ın ölümünden sonra gelen bu isimsiz mektupların bir anlamı var mıydı ?
Zeynep ve Ahmet arasında neler olacak ?
Kimi insan geçmişle geçmemişi birbirine karıştırır... Halbuki geçen iz bırakır, geçmeyen yara...
Bu kitap tam da öyle...
Eğer psikolojik derinliği olan, karakter odaklı ve içsel yolculuk temalı kitapları seviyorsan, bu eser tam anlamıyla seni içine çekecek bir hikâye sunuyor. Ben severek okudum. Yeni kitaplarla buluşmak dileği ile sevgiler.