9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 19:13
Merhaba sevgili okur, Çok güzel başlayıp, ben bu kitabı sevemeyeceğim galiba diyerek okumaya devam ettiğim, bittiğinde de tamamladığıma memnun olduğum bir kitaptı. Katmanlı bir metin olduğunu anlamam biraz zaman aldı, ne anlatıyor bu adem, diyerek okurken hayatın gerçeklerini yüzüme çarptı. Bazen kendimden parçalar gördüğüm bir okuma deneyimi oldu. O çok eleştirdiğimiz burjuvalığı okurken herkes kendinden bir şeyler bulacaktır diye düşünüyorum. Hele bir “bozkırkurdu incelemesi” var ki enfes. Yazar kendi kitabının içinde incelemesini de yapmış gibi. Eserin kalbi desem yanlış olmaz sanırım. Kitap bittikten sonra tekrar dönüp okudum. Çevirmenlerden bahsetmeyi hep atlıyoruz, onların hakkını teslim etmek gerek. Metin hayli zor, buna rağmen Kâmuran Şipal güzel bir iş çıkarmış. Ayrıca kitabı teknik açıdan da incelemek gerekiyor, farklı gözlerden anlatım ve yer yer gerçek mi hayal mi sorgulamaları ile kurgulanışıyla, yazarın kullandığı teknik alışılmışın dışında. Harry Haller'in Notları, “Yalnızca kaçıklar için” sözleriyle başlıyor. Sartre’ın Bulantı’sındaki yabancılaşmanın farklı bir türünü yaşıyor Harry. Modern hayat içinde, entelektüel bir karakterin yalnızlaşması ve haklı olmanın büyüklenmesiyle acı çekmeye gönüllü olan Harry hep kendisini suçlar. Toplumun sığ yaşantısı ve yozlaşmış zevklerine ayak uyduramayıp içine düştüğü yalnızlığın boğduğu bir yaşama sıkışıp kalır. Günün sonunda tam da eleştirdiği bu hayatın içinde bulur kendini. Diğer taraftan yaşamı kaçırışın farklı bir anlatısı. “Ben” lerden oluşan insanın “ötekisi”yle yüzleşmesi. Arada Joung amcaya selam gönderdim. Farklı kişi ve karakterlerle yapılan yolculuk ilginçti. Mozart ve Goethe ile sohbetleri, ne hoş deliriş, dedirtiyor. Hayatın anlamını ararken yaşamı kaçıran bu adem, kendini suçlarken en ulaşılabilir olan şeyi kaçırır. “Mizah ve gülümsemek”. Kitabın bende bıraktığı en güçlü duygu, insan asıl tüketen şeyin onu var eden şeyin ta kendisi olduğunu fark etmek oldu. Yaşamı var olduğu şekliyle kabullenip gülümseyerek yola devam etmek gerektiğini hissettirdi. Sanırım, hayatın o acı ve buruk hissini mizahla tatlandırıp yaşamak gerek. Kitap kişisel gelişim gibi görünüyor ama psikolojik yönü ağır basıyordu ve okuması hiç de kolay değildi. Kitaba başlamadan Hesse’nin hayatına bakılırsa onun bunalımları daha iyi anlaşılır. Yaşadığı dönem ve savaşlar arası yaşamın buhranı belirgin şekilde hissediliyor. Hesse benim yazarım değil demiştim ama aceleci davranmışım. Okumaya devam etmeye karar verdim efenim. Bütün bunların dışında aklıma bir soru takıldı: Hayatına son vermeyi düşünen bir insana verilebilecek ceza nedir efenim?
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,7bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.