Vaclav Smil 'in kitaplarını okumak için birkaç senedir bekliyordum. Rakamlar Yalan Söylemez kitabı Kindle'a düşünce hemen okuyayım dedim. Bu tarz istatistiksel verilerle desteklenen, güzel hikaye anlatıcılığıyla süslenmiş kitapları seviyorum. Okurken kafamda canlandırıyorum. Kitapta özellikle enerji sektörü ile ilgili verdiği bilgiler çok ilgimi çekti. Çünkü bende enerji şirketinde çalışan bir finansçıyım. Ve dediklerini kendi tecrübelerimle kontrol edebildim.
Bilim tarihini anlattığı bölümde bir kez daha şunu gördüm. Daha önce okuduğum birçok bilim tarihi kitabından olduğu üzere Türklerin, Müslümanların ya da komşumuz olan ülkelerin hiçbirinin esamesi okunmuyor. Tesadüflerle başlayan süreç, birikimli olarak birkaç yüzyılda dünyanın seyrini değiştiriyor. Doğaya hükmetmek, şekillendirmek, öldürmek ve yeniden yaratmak... Bilim tarihini okuduğumda aklımın almadığı o kadar çok şey var ki; hayranlık duyuyorum. Ama aynı zamanda henüz başarılmamış, denenmemiş, keşfedilmemiş bir o kadar şeyin daha olduğunu bilmek canımı da sıkmıyor değil.
Kıtalar arası uçan uçaklardan tutun, bisikletin kauçuktan yapılan lastiğine, rüzgar türbinlerine, nükleer reaktörlere, içten yanmalı motorlara, elektrik enerjisinin üretimi, depolanması ve transferi, cep telefonlarının içindeki çipler, bilgisayar teknolojisi, yapay zeka... Saymakla bitmez. Günlük hayatımızda çok kolayca kullandığımız şeylerin üretim aşaması hakkında en ufak bir şey bilmiyor olmak canınızı sıkmıyor mu?