Kendinden kaçmak için çareyi yazmakta bulmuş Tolstoy'un dönemin Rus halkına bir şeyler öğretebilmek amacıyla yazdığı, adeta seri üretimine geçtiği hikayelerden birkaçını barındıran kitaptır.
Kitap asıl olarak 4 farklı hikayeden oluşuyor, kitabın isminde sorulan sorunun cevabını da ilk hikayede almış oluyorsunuz. Geri kalan hikayeler de efil efil ibret aşılamak için yazılmış hikayeler. bence akıcılık konusunda hiçbir sıkıntısı yok, hakikaten hiç sıkılmadan okudum. Ancak çoğunun altında mesaj olmayıp, tek olan mesajın ise “her şey olacağına varır, tanrının dilediği olur”, “sevgi çok ama çok önemlidir” ve türevlerinin sürekli tekrarı oluşu canımı sayfalar ilerledikçe daha da sıktı. Sürekli aynı kaygıyı görünce sıkılmaya, sanki aynı sayfaları farklı kelimelerle okuyormuş gibi hissetmeye başlıyorsunuz.
İlk hikayede tanrı tarafından cezalandırılıp dünyaya insan olarak gönderilen bir meleğin öyküsü işleniyor. Melek geri dönebilmek için insana dair üç sorunun cevabını arıyor ve hikaye bunun üzerine gelişiyor.
İkinci hikayede bir köylünün zengin olma, geniş bir araziye sahip olma uğruna yaptıkları ve başından geçenler anlatılıyor. Yine ibretlik bir düzeyde hikaye bitiyor.
Üçüncü hikayede ise sert kış koşullarında gidemeyeceği söylenmesine rağmen bir tüccarın yolculuk etmeye çalışması anlatılıyor. Aslında diğer hikayelere nazaran ben bu hikayeyi daha başarılı buldum, okurken kafamda daha iyi canlandırabildim diyebilirim.
Lev Tolstoy