·480 syf.····Okunma: 20 Nisan 2026 23:55 Annemin bir sözü vardır: Ön tekerlek nereye giderse arka da onu takip eder, diye. Fidan Hanım'ın yaşantısı bana tam olarak bu sözü hatırlattı. Öncelikle yaşanmış bir hikâye okuyoruz, asıl ismi Fidan değil ancak hayat ne yazık ki gerçekten var olmuş bir kadına ait.
Sinan Akyüz kitabı tam anlamıyla okumadan önce söyleşisine katıldığım bir yazar oldu. Akıcı konuşmasıyla beni gerçekten büyülemişti, hani on saat konuşsa on saat sıkılmadan dinlerdim. O yüzden henüz fazla ilerleyemediğim kitabıyla ilgili umudum yüksekti. Ancak kitabın başlarında dikkatimi çekmeye başlayan bir durum okumaya devam ettikçe beni ne yazık ki rahatsız etti. Yazarın sürekli özlü söz kıvamında cümleler kurması ve bu söz çok güzel oldu diye düşünerek üst üste defalarca kullanması beni bir yerden sonra sıktı. Fidan Hanım'ın yaşantısı gerçekten çok zor bir yaşantı ve her kadının altından kalabileceği şeyler de değil ancak kitapta o kadar mızmız bir Fidan Hanım anlatılmış ki bir yerden sonra bu durumu da itici bulmaya başlıyorsunuz. Fazla gündelik sözler, tekrarlanan cümleler ne yazık ki zaman zaman kitaptan beni kopardı. Konu çok etkileyici, kitabın akıcılığında sıkıntı yok ancak bence daha güzel bir üslupla ele alınabilirdi diye düşünüyorum. Yazarın aslında anlatımının çok güzel olduğuna hâlâ inanmak istediğim için de bu kitapta olduğunu düşündüğüm sıkıntıları göz ardı ederek başka bir kitabına daha şans vereceğim çünkü seveninin çok olduğunu biliyorum. Velhasılıkelam yazarın henüz diğer kitaplarını okumadığım için net bir tavsiyede bulunamıyorum lakin Fidan Hanım için de mutlaka okuyun diyemiyorum. :(