·704 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Nisan 2026 01:30 Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum.Bu incelemede yazdıklarım tamamen şu an hissettiklerime dayanıyor ve içinde en ufak bir abartma bulundurmuyorum. Çünkü herhangi bir kitabın bana bunları yazdırabileceğini ben de düşünmediğimden bu bana da sürpriz oluyor şu anda.
Kendimce mütevazı bir okur olarak her kitabı bitirdiğimde olumlu veya olumsuz farketmez,kitap şayet bana bir şey hissettirebildiyse, bunu inceleme yazarak paylaşmaya,o içimdeki hisleri aktarmaya çalışırım. Fakat belki de hayatımda ilk defa bir kitabı okurken “Ben bu kitaba inceleme yazmaya gerçekten layık mıyım?” diye düşündüm. Ve henüz daha kitap bitmemişti bile. Şu an dahi kitabın bana tam olarak hissettirdiklerini aktaracak sözcükleri seçmekte zorlanıyorum.En başından,kitabın son sayfasını çevirdiğiniz ana varıncaya dek büyüleyici bir eser. Ana karakterimiz Raskolnikov’un kafasının içine bir girip bir çıkmalarımız,kitabın hikayesinin diğer tüm karakterlerle inanılmaz bütünlenişi,dramın,korkunun,açlığın,sefaletin,açgözlülüğün,ihtirasın,kıskançlığın,acının,umudun ve belki sayamayacağım bir sürü duygunun biz okurlara bu kadar net hissettirilebilmesi sizi adeta Rusya’nın o soğuk,dondurucu hastalıklı insanları içinde 700 sayfa boyunca yaşamaya zorluyor.Bunu bir işkence gibi düşünmeyin. O kadar keyif alıyorsunuz ki bu yolculuktan,nereye varacağını sonuna kadar merak ediyorsunuz. Ve aslında hastalıklı bir düşünceye sahip fakat kendi zihninde kendini haklı çıkaran düşünceleriyle ,aslında bir katil olan Raskolnikov’un kafasının içinde kaldığınız süreden dolayı,kitabın sonunda onunla empati kuruyor ve bir cani olmasına rağmen ona üzülüyorsunuz.700 sayfa boyunca o kadar farklı hisleri bana yaşatabildiği,ve bu duygu dalgalanmaları içinde edebi yönden beni büyüleyebildiği için Dostoyevski’ye gerçekten teşekkür etmek istedim.Okurken ,beşeri bir varlığın böyle bir eseri kaleme alabilmiş olmasına da defalarca şaşırdım.Belki yüzlerce alıntı yapmışımdır,ama bu kitabı bu şekilde idrak edemezsiniz. Herkesin bu dünyayı ömründe bir kere yaşaması gerektiğini şiddetle öneriyor ve herkese keyifli okumalar diliyorum.