·202 syf.····Okunma: 23 Nisan 2026 12:48 "Belki kitaplar bizi mağaradan biraz çıkarabilir. Belki hep aynı, lanet olası, çılgınca hataları yapmaktan alıkoyabilirler bizi!"
İnsanların kitap okumayı bıraktığı ve kitapların yazıldığı bir gelecekten, itfaiyecilerin yangın söndürmek için değil kitap yakmak için var olduğu bir dünyadan sesleniyor bize Ray Bradbury.
İnsanlar düşünmeyi bırakıyor ve herkes evlerinin odalarını boydan boya tv ile kaplatıp, tv bağımlısı haline gelmiş. Arabalarına binip hız tutkunu olmuşlar, içi boş müziklere beyinlerini kaptırmışlar, çocuklar şiddet yanlısı olmuş ve bunu sosyalleşme olarak öğreniyorlar. Herkes sahte mutluluk içinde fakat herkesin içi boşalmış ruhsuz insanlara dönmüşler. Sürekli jet bombardıman uçakları da geçmektedir her an savaş çıkabilir.
Guy Montag itfaiyeci olarak görev yaparken bir gün komşularının kızı Clarisse ile karşılaşır ve ondan yeniden mutlu olmayı, doğanın farkına varmayı öğrenir. Aya bakıp zevk almayı, yağmurun tadına bakmayı, yaprakları koklamayı, insanların sohbet ettiği düşündüğü bir dünyanın da var olduğunu, birilerini gerçekten dinlemenin ne olduğunu öğrenir. Aslında mutsuz olduğunun farkına varır ve yaktığı kitaplarda ne olduğunu merak etmeye başlar. Bundan sonra sistemin karşısındadır ve bu sistemi yıkabilmek için yeniden kitaplara ihtiyaç vardır.
Ray Bradbury, kitaplarla ilgili yazılan belki de en güzel kitabi yazmıştır. Kısa sürede yazdığı bu romanda oldukça başarılı bir kurgu ortaya koymuş ve geleceğe dair de çok yerinde tespitler yapmıştır. İnsanların günümüzde daha az kitap okuyup daha çok tv, telefon, sosyal medya kısacası ekran bağımlısı olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Bundan kurtuluş yolu olarak kitapta sunduğu yol belki imkansızdır ama çok şükür henüz kitaplar yakılmadığı için onlara yeterli değeri verip gözümüz gibi korumalıyız.
Kitapseverleri tarif ederken Ray Bradbury çok iyi bir tanım ortaya koyuyor. "Dışımız serseri, içimiz kütüphane..." Her birimiz geleceği güzelleştirmeye yönelik birer kütüphaneyiz. Bu yüzden kitapları asla bırakamayız.