Selam kızlar! Kamelya kitap yorumuyla geldim
Konusu: Başına gelen olaylardan dolayı tayinini isteyen Gözde, bu haberi ailesine vermek üzere yola çıktığında bir arabaya arkadan çarpar. Araç sahibiyle tartışır, oradan kısa süre sonraysa tayini çıkan şehire doktorluk olan mesleğini icra etmek için gider. Babasının mesleğinden sebep lojmanda kalma hakkı vardır ve lojmadaki evine çıkacağı zaman birisi ağır bavulunu taşımasına yardım eder. O kişiyle yüz yüze geldiğindeyse arabasına çarptığı ve gıcık olduğu adam olduğunu fark eder. Bu ikinci karşılaşmadan sonra kader ikisi için ağlarını örmeye çoktan başlamıştır.
Yorumum: İlk olarak yazarımımızın kaleminden bahsetmek istiyorumm Nazlıcan’ın çıkan ilk kitabı olmasına rağmen kalemi oldukça akıcıydıı Yerinde verdiği paragrafları süslediği betimlemelerle okuyucuyu muhteşem bir evrene adeta ışınlıyordu. Hiç kitap okuyormuş gibi hissetmedim aksine sanki onlardan biriymişim de farklı bir gözle olaylara bakıyormuş gibiydim. Ayrıca yazarın okuru sıkmayan ve akıcı anlatım tarzı sayesinde bu kitap benim için tam bir RS kurtarıcısı diyebilirim.
Arkadaşlar bir de ben kolay kolay bir kitabı iki kez okuyamam, tek seferde okurum ve bir köşeye kaldırırım. Ama Kamelya’yı ikinci sefere okurken inanın hiç sıkılmadım ve sanki ilk defa okuyormuş gibi aynı heyecanla, aynı meraklı sayfaları çevirip durdum. Bunda birazcık eksik olan B12’min de etkisi olabilir ama o kısmı çaktırmıyoruz görmezden geliyoruz
Kitabın içindeki tüm karakterlerin hikayesi aşırı derin. Birinci kitap olduğu için çok fazla yan karakter odaklı değildi fakat bu açığı ikinci kitapta bir güzel kapatacağımızı umuyorum çünkü yan karakterlerden hikayelerini o kadar merak ettiğim kişi var ki!!! Nazlıdan zar zor spoi kopartmış olsam da merakım iyice körüklendi ve artık yerimde duramıyorum acilen ikinci kitap takviyesi lazım.
Karakterlerde ilk olarak Gözde’den anlatmaya başlamak istiyorum çünkü onun yeri bende gerçekten çok ayrı oldu. Diğer karakterler de çok güzel hepsi benim için özel fakat Gözde yaşadığı zorluklara göğüs gerişiyle, uğradığı ihanetler sonrasında bile kalbindeki merhameti kurutmayışıyla ben de çok çok ayrı bir yer edindi.
Kitabın ilk başlarında Gözde’nin ailesi tarafından yarı yolda bırakılmış olmasına aşırı sinirlenmiştim. Bir yandan Gözde için üzülürken bir yandan ailesine karşı nefret doluyordum. Neyse ki ailesinin neden böyle davrandığı ortaya çıktı da Gözde daha fazla üzülmedi. Bana göre ailesiyle ve arkadaşlarıyla olan yüzleşme sahneleri gayet yeterliydi ve olması da gereken buydu diye düşünüyorum çünkü eğer Gözde her şeyi içine atmaya devam etseydi ileride çok daha büyük sorunlara yol açabileceğini düşünüyordum. Çok şükür ki hislerin içine atmadı, onları hemen affetmedi ve gereken yerde gerekli tepkiyi ortaya koydu. Gözde’nin bu karakteristik özelliğine de bayılıyorumm İçine dert olan şeyleri açık açık konuşabilecek koca bir yüreğe sahip Gücün sadece silah tutmakla ibaret olmadığını bir kez daha kanıtlayan muhteşem bir kadın karakterdi. Ona ve gücüne hayran ola ola bir hal oldum desem yeridirr Zaten ailevi konularda aşırı yaralı bir karakterdi Kardeşiyle olan ilişkisini okurken veyahut babasının vefatının ardından annesiyle arasında oluşan o uçurumu okurken yüreğim cız etti. Bunları hak etmeyen bir karakter olduğunu düşünüyorum. Umarım serinin devam kitaplarında çok mutlu olur diyeceğim ama yazarı Nazlıcan olduğu için pek mümkün gözükmüyor Ama Nazlıcan bence sen bize bir güzellik yaparsın
Gelelim Atakan Sarper Gündoğdu’ya… Arkadaşlar ben bu adama aşığım. Böyle kasıntı, ağzından zorla kerpetenle laf aldığımız erkek karakterlerden sonra Atakan bana o kadar ilaç gibi geldi ki size anlatamam! Konuşkan bir yapısı vardı, eğlenceliydi, komikti, olgun bir adamdı, ne istediğini çok iyi biliyor ve bunu hem sevdiği kadına hem de dışarıya çok güzel bir şekilde ifade ediyordu.. Zaten benim için komik erkek her zaman bir sıfır önde olduğu için Atakan’a aşık olmasam abes kaçardı Ayrıca Atakan’ı sadece komikliğine ve ağzının laf yapışına da düşmedim, adam çok zeki ve düşmanlarının karşısında korkudan titremesini sağlayan bir yönü vardıı. Gündoğurmaz sahnelerini okurken ağzın her seferinde açıktı.Gerçi genel olarak Atakan’ın olduğu sahnelerde açık olan ağzımı kapatmam pek mümkün olmadı ama Gündoğurmaz sahnelerinde ekstra bir dibim düştü yani siz anlayın artık beni Atakan’ın Gözde’nin hayatına müdahil olmamaya çalışarak ama bir yandan da kudurarak onu kıskandığı sahnelere de bayıla bayıla okudumm! Kıskanç Atomun da seyir zevki bir başka oluyor yani
Atakan’ı bu kadar övüp de ona sinir olduğum yerlerden bahsetmeden geçmek de istemiyorum. Pek sevgili Atakancığımız kitabın ilk başlarında beni sinirden komaya soktu soktu çıkarttı bir uyuz tavırları vardı ki yani okurken şekilden şekile girdim ama sonrasında bir güzel sürüneceğini bildiğim için de bir yandan içimden ‘oh’ çeke çeke okudum neyse ki bu uyuz zamanları pek fazla uzun sürmedi de bize gerçek kişiliğini gösterdi. O öyle mıy mıy bize ne güzel esprilerle geel, Gözde’yi sahiplenişinle geeeel. O zaman başımızın tacı olursun işte
Şimdi gelelim Atakan’la Gözde ikilisinee birlikteyken deli dolu olan, birbirleri için her şeyi göze alabilecek kadar gözü kara, cesaretli ve sevdası dağlara taşlara sığmayacak karakterlerdi. Onları okurken aşırı eğlendim çünkü az önce de dediğim gibi çok deli dolulardı birbirlerine tamamlıyorlardı her açıdan. Zaten Kimyalarına diyecek söz yok… bir arada iken ortalık nasıl alev almıyordu ben ona şaşırıyorum kitabın sonundaki yaşadığım travmadan sonra ikinci kitapta eğer Gözde ve Atakan mutlu olup bir arada olmazsa Nazlı’nın evini basmak gibi bir planım var. Bana ortak olmak isteyen varsa seve seve beklerim
Hemen kısaca diğer yan karakterlerden de bahsedeceğimmm. Eliz… karakteri aşırı gizemliydi. Kendisini pek sık olmasa da gördük fakat hikayesinin daha derin işleneceğiini ve birazcık da yaralayıcı olacağını tahmin ediyorum. Umarım öyle değildir ve çok mutlu olan bir kadındır çünkü bunu hak ediyor gerçekten ama nedense içimden bir ses bana o kadar da emin olma diye fısıldıyor…
Bükre… Eliz’e kıyasla daha az gördük hatta neredeyse hiç göremedik birinci kitapta. Umarım ikinci kitapta onun daha fazla sahnelerini görürüz çünkü bence çok tatlı bir karakterr Sert görünüşünün ve mizacının altında sevecen bir insan yatıyor ki tim’le olan konuşmalarından da anlaşılacağı üzere. Özellikle Onur’la olan muhabbetlerine şakalaşmalarına bayıldıımmm. Arkadaşlar itiraf ediyorum ben Bükre’yi Can’la shipliyorum… Onur ve Can arasında çok gidip geldim ama Can daha ağır bastı benim için. Umarım shipim tutar
Alperen ve Çiğdem’den bir arada bahsedeceğim çünkü onlar da shipim bence bu ikili olursa çok güzel olur. Kimyalarının aşırı tuttuğunu düşünüyorum ve ikinci kitapta onları okumazsam kafayı yiyecegimi de buradan değiniyorumm. Çido kendine has bir karaktere sahip ve eril enerjisi yüksek bir kadın karakter. Konuşma stili bile o kadar kendine has ki ilk okuduğumda şok geçirip tekrardan okumuştum gerçekten böyle mi dedi diye sonradan alışınca çok tatlı geldi bana ve eminim Alperen’e de
Mustafa Baki Namıdiğer topal… onun hakkında çok fazla Konuşmayacağım çünkü konuşursam Spoi verme olasılığım çok yüksek sadece beni aşırı yaralayan ve içimde ukte kalan bir karakter olduğunu belirteceğim.
Sıra geldi onursuz Onurumuza arkadaşlar Onur kaşına kaşına bir hal oldu en son Atakan onu bir güzel kaşıyacak daha da beli doğrulmayacak, buna o kadar eminim ki hayır madem yapıyosun bir şeyler gizli gizli saklayarak yapsana niye söylüyor açık açık sonra dayak yiyorsun ceza alıyorsun onun olduğu sahneleri okurken gülmekten yarıldım ve şu an bu satırları yazarken de kahkaha ata ata yazıyorum gerçekten beni aşırı eğlendiren yüzümü sürekli güldüren bir karakterrr.
Çağdaş ve Hamza abi de çok tatlı karakterlerdii onları da okurken aşırı keyif aldım. Zaten genel olarak timi okuması çok güzeldi ve tim okuyucuya kendini o kadar güzel geçiriyor ki ilk başta da dediğim gibi sanki onların arasındaymışım gibi hissettirdiler bana.
Koray… Koray da tıpkı Mustafa Baki gibi beni çok yaralayan ve aşırı üzen karakterlerden birisi. Kitabı ilk okumaya başladığım zaman Koray’dan hiç ama hiç iyi bir enerji almamıştım ve Gözde’ye aşık olduğunu bile düşünmüştüm. İşte ileride Atakan’la aralarını bozar falan filan böyle saçma sapan düşünceler içerisindeydim ama kitabın son bölümlerine geldiğim zaman Koray hakkındaki gerçekler ortaya çıktığında bu fikirlerimden o kadar pişman oldum ve utandım ki… zaten içini döktü sahnede ağlaya ağlaya ve şok ola ola bir hal oldum bu da yetmiyormuş gibi önceden onun hakkında düşündüğüm kötü şeylere utandım da devam kitaplarında mutlu olmasını çok yürekten istiyorum ve bunu gerçekten aşırı hak ediyor.
Berkant karakteri de aynı Atakan gibiydii. Eğlenceli bir yapısı ve sağlam bir dostluğu vardıı. Onunla Atakan’ın geçmiş sahnelerini okumak istiyoruum
Arkadaşlar bu kitapta her olayın altı dolu dolu asla mantık hatasına denk gelmedim olaylar birbirine o kadar tamamlar nitelikteydi ki kafanızda bir boşluk asla oluşmuyor. Zaten temposu da birtık inişli çıkışlı bir kitaptı bu sebeple okurken asla sıkılmıyordunuz da.
Benim bu kitabım zaten çok sevdiğimi bilen bilir bilmeyen de artık öğrenmiştir diye tahmin ediyorum. Siz bu yorumu okurken ben çoktan Nazlı’yı ikinci kitap diye darlamaya gitmiş olacağım büyük ihtimalle çünkü o sondan sonra ya bize psikolog randevusu alıp ücretlerimizi karşılayacak ya da ikinci kitabımızı yazacak
Biraz da favori sahnelerimden bahsedip sonra kaçacağıımmİlk olarak Gözde çatışma anında birileri yüzünden ortada kalıp kurşunların hedefi olmasıyla Atakan’ın hiçbir şey düşünmeden Gözde’yi kurtarma pasına üstüne kapandığı sahne Bittim yani ben anlıyor musunuzzzzz
Atakan’ın Gözde’nin üstüne kül silkelediği o balkon sahnesi Eğlenceli bir sahneydiii.
Gözde hastanedeyken 24 saat boyu uyumaması gerekiyordu ve Ato ile iddiaya girmişlerdi. O sahnelerde de çoookkk tatlılardııı
Piknik sahneleri, kitabın şoke eden son bölümlerii… tüm kitap benim favorim sanırım çünkü daha anlatabileceğim çook yer var ama susuyorum çünkü size de okuyacak bir şey kalması lazım
Eğer askeri kurgu olsun, ana çift deli dolu ve çok uyumlu olsun, yan karakterleri de dolu dolu olsun muhteşem birtim okuyayım, olaylar asla durdurak bilmesin ve sürekli ters köşe olayım diyorsan Kamelya kesinlikle önerimdirrr.
Trope:
•Askeri kurgu
•Travmatik geçmiş
•Ters köşe
•Romantizm
•Aksiyon
•Gizem
️10/10