Emma Bovary aslında hepimiziz galiba?
Puan vermedi·396 syf.··
2026 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 01:54
Madame Bovary'yi hep 'çok ağır, çok sıkıcı bir klasik' diye biliyordum. Meğer yanılmışım, bayağı bildiğin günümüzdeki 'daha fazlasını, daha heyecanlısını istiyorum' diyen insanların 1800'lerdeki haliymiş bu kitap. Kitabı okurken Emma’ya hem sinir oldum hem de içten içe üzüldüm. Evleniyor, koca desen dünyanın en sakin, en düz adamı (Charles). Emma ise sürekli bir arayışta, sürekli 'hayatım bundan ibaret olamaz' diye kendini parçalıyor. Kendi kafasında öyle bir hayat kurmuş ki, gerçek hayat ona çok sönük ve çekilmez geliyor. Bence kitabın olayı şu: İnsan, elindekinin kıymetini bilmeyip hep ulaşamadığı şeyin peşinden koşunca kendine ne büyük kötülük ediyor. Emma da tam olarak bunu yapıyor; sürekli daha fazlasını ararken kendi hayatını ve mutluluğunu elinden kaçırıyor. Okurken bazen "Ya kızım dur, otursana oturduğun yerde!" diye bağırasım geldi, bazen de "Hepimiz zaman zaman böyle hissetmiyor muyuz?" diye düşündüm. Kendine, hayata ve ilişkilere dair beklentilerin nasıl bir bataklığa dönüşebileceğini çok iyi anlatmış Flaubert. Eğer hayatınızda biraz dram, biraz "ben nerede hata yapıyorum?" sorgulaması ve sağlam bir taşra betimlemesi okumak istiyorsanız kesinlikle şans verin. Klasik deyip geçmeyin, gerçekten insanın içine işliyor.
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.