Yalnızlığı, yabancılaşmayı son derece içselleştirerek anlatmış yazar sekiz hikayeden oluşan birbirine benzer özellikler taşıyan ama her birinde farklı bir anlama ve sonuca giden bir kitap.
"Beyaz Mantolu Adam" elbette ki "Korkuyu Beklerken" ve son öykü "Demiryolu Hikayecileri-Bir Rüya" çok çok sevdim hatta son öykünün bitmemesini isterdim.
"Babaya Mektup" hikayesinin ise bazı kısımları hep aklımda kalacak sanırım.
Kitapta beni en çok etkileyen Oğuz Atay'ın bu yabancılık hissinden kurtulmayı , insanların arasına karışmayı belli bir şarta, mecburiyete bağlaması oldu.Belli saatlerde bazı aktiviteleri yapmak veya doğa ile vakit geçirmek gibi.Buradaki tezatlık ise böylesine kendini toplumdan soyutlaştıran bir karakteri boğulmadan okuyabilmek Oğuz Atay o naif üslubu ile ağırlığı üzerinizden alıyor.
Korkuyu beklerken Oğuz Atay'ın 1975 yılında yayımlanan tek öykü kitabı.
Adını Tutunamayanlar kitabı ile duyuran yaşadığı dönemde pek ilgi göremeyen bir yazar. Genç yaşta daha 43 yaşındayken beynindeki tümör sebebiyle aramızdan ayrılıyor bu nedenledir ki son öyküde "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" çağrısıyla canımı yaktı.
Daha uzun yaşamasını ve vefat etmeden önce üzerinde çalıştığı "Türkiye'nin Ruhu" kitabını bitirebilmesini dilerdim.