İranlı yazar Atiye Attarzade’nin kaleminden Şifalı Bitkilerle Ölme Rehberi, zihnime usul usul sızan sarsıcı bir anlatı.
Kitap, beş yaşında geçirdiği bir kaza sonucu görme yetisini kaybeden 22 yaşındaki bir genç kızın zihninde geçiyor. Babasının da aileyi terk etmesiyle anne kızın kurduğu o kırılgan dünya, anlatının arka planını oluşturuyor. Her ne kadar olaylar ön plana çıkacakmış gibi görünse de metin bir olay anlatısı değil. Daha çok karakterin kendi içinde dolaştığı, geçmişle şimdi arasında gidip geldiği bir iç yolculuk. Zaten metnin en güçlü tarafı da bu iç monolog hali.
Yazar, gündelik hayatın o önemsiz sandığımız detaylarını ciddiye alan bir anlatı kurmuş. Bir bakış, bir an, bir düşünce kırıntısı… Hepsi büyüyüp başka bir şeye dönüşüyor sanki. Üstelik bunu yaparken zamanla da oynuyor. Öyle ki bazen “şu an neyin içindeyim?” diye durup düşündüğüm oldu. Gerçekle hayal arasındaki çizgi özellikle ince tutulmuş.
Dışarıdan bakınca sade ama içine girdikçe yoğunlaşan, derinlikli ilerleyen bir metin. Ben çok severek okudum.