Puan vermedi·148 syf.··
2026 25. kitabı
#HermanHesse #Siddhartha #CanYayınları Bilgelerin bilgesi diyordu ki; "Et değil bu, kemik değil; düşünme değil, bilinç değil..." Peki, neresiydi o zaman bu öz Eğer bilgelik öğretilemiyor, sadece bizzat "bulunabiliyorsa", o devasa arayışın amacı neydi Belki de cevap hedefe varmak değil, o yoldaki paha biçilmez deneyimlerin toplamıdır Belki de bizi biz yapan, o yolda harcadığımız pabuçlar ve döktüğümüz terlerdir * * * * * * * * * Merhaba kitap dostlarım🪽 “Arayışın kendisi bir durak mıdır, yoksa yolun ta kendisi mi” Sorusuna yanıt arayan ,1946 Nobel Edebiyat Ödüllü, Hermann Hesse’nin ; SİDDHARTHA’nın izinde, ruhumuzun derinliklerine doğru, bir yolculuğa çıkıyoruz bugün.. İnsanın kendi "Ben"ini bulma, o bitmek bilmeyen manevi uyanış sancılarını dindirme yolculuğuna dair eşsiz bir rehber "Siddhartha" .. Hadi gelin , Siddhartha'nın benliğine doğru çıktığı o unutulmaz yolculuğun duraklarına hep birlikte bir göz atalım .. Siddhartha; her şeye sahip, zeki, sevilen, saygı duyulan bir Brahman oğludur. Fakat bunlara karşın ruhu susus ve çatlak bir testi gibidir. O; bunun farkına vardığında ise kendi içine dönüyor ve o kocaman boşluğu görüyor.. İşte bu boşluk ve çatlak, onun o destansı arayışını ateşleyen ilk fitil oluyor.. İşte Siddhartha da ; o çatlağı onarmak yerine, çatlağın kaynağını bulmak için evinden ayrılma kararı alıyor.. ‍ Yolculuğun ilk durağı , o ilk kopuşla yani "Reddedişin Kabulu" ile başlıyor .. O; Bildiği her şeyi ve babasının yolunu terk edip, çileci dervişlere katılıyor. Onların felsefesi ise doğup büyüdüğü Brahmanların tam tersidir oysa ki. Fakat gün sonunda acı bir gerçekle yüzleşip, anlıyor ki; "Benlikten kaçmak, benliği bulmakla aynı şey değil." Yeniden yollara düşen Siddhartha'nın yolu bu kez aydın bir kişiyle yani Gotamu Buddala ile kesişiyor.. Fakat gelin görünki ; hayatın anlamını aramayan, farkındalığa ulaşamayan, özlerini bulamayan bu insanların yaşamını ve Buddha’nın öğretisini de reddediyor. Bu karar onun için en radikal kırılma noktası oluyor, o an.. Çünkü biliyor ki; “Gerçek bilgelik başkasından; kelimelerle öğrenilemez. O bizzat yaşanması gereken kişisel bir deneyimdir.” Bilgiyi doğrudan hayatın kendisinden yani maddi dünyadan ve kendi duygularından öğrenmeye karar verip, kendine tamamen yeni bir yol çiziyor. O noktadan sonra aşk , para ,ticaret ,haz onun yeni öğretmenleri olacaktı, yürüdüğü bu yolda... Günler, yıllar birbirini kovalarken bu yaşam tarzı Siddhartha'yi an be an manevi bir ölüme sürüklerken , içindeki o bilge sesi de tamamen susturuyordu.. 🫸Çünkü içinde bulunduğu o zenginlik, o haz , ruhunda derin bir yorgunluk bırakırken, aynı zamanda kendisinden tiksinmesinede sebep oluyordu.. Hikâyenin o muazzam kırılma ve dönüm noktası olan kısım ise Siddhartha’nın her şeyi terk edip bir nehir kenarında o bilge kayıkçıyla buluştuğu an oluyor. "Zaman bir yanılsamadır." sözüne hayat veren.. Bir kayıkçının rehberliğinde, nehrin sesini dinlemeyi öğreniyor Siddhartha. Kitabın asıl kilit noktası olan nehirde; geçmiş, gelecek veya şimdi yoktur. Çünkü o; bir, bütündür..!! Siddhartha; gençlikteki hatalarının, acılarının, günahlarının ve başarılarının aslında tek bir bütünün, yani "kendisinin" parçaları olduğunu anlıyor, tıpkı nehir gibi Gençlik Çilecilik Dünyevilik Umutsuzluk Birlik ve en sonunda Aydınlanma.. Tüm bunlar ise bu efsanevi yolculuğun nefis bir özeti Siddhartha’yı okuyup bitirdiğinizde, kendinize şöyle bir bakıp "Ben ; şu an , yolun neresindeyim?" diyeceğiniz bir arayışla başbaşa kalacaksınız Sizlerde ; kayıkçıyla olan o diyalogları okumadan, o nehrin sesini duymadan bu dünyadan geçmeyin derim
Felsefe
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
·
100 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.