·524 syf.····Okunma: 25 Nisan 2026 10:52 Selamlar herkese bugün sizlere Masumiyet Müzesi anlatacağım. Zengin bir ailede doğmuş olan Kemal, evlilik arifesindeyken uzaktan bir akrabası olan Füsun'a aşık oluyor, başta evlilikle beraber Füsun'u da elinde tutabileceğini, bunun o dönem için yaygın bir davranış olduğunu düşünse de zamanla böyle olmayacağını anlıyor. Kemal ve Sibel'in Hilton Oteli'ndeki nişanına Füsun da katılıyor, nişanında bile Füsun biriyle dans ettiğinde Kemal kıskançlık krizine girip gidip Füsun ile dans ediyor. Kemal ve Füsun'un her gün buluştukları Merhamet Apartmanı var. Nişandan sonraki gün de orda buluşmak için sözleşiyorlar fakat Füsun gelmiyor. Kemal çok uzun bir süre Füsun'u bir daha göremiyor. Peşine düşüyor arıyor ediyor ama nafile, Füsun izini kaybettirmiş. Bu sırada Sibel ile de ayrılıyorlar. Kemal İstanbul'un tüm sokaklarını, caddelerini Füsun'u bulmak için dolaşıyor, fakat yine bulamıyor. Bu takıntısından kurtulmak için kendisini uzaklaştırmayı da deniyor, ona Füsun'u hatırlatan cadde ve sokakları bir süre kendisine yasaklıyor. Ama bu sevdadan kurtulamıyor. Derken bir gün Füsun arkadaşı aracılığıyla Kemal'e ulaşıp evinde yemeğe davet ediyor. Kemal yemeğe gidiyor, gördüğü manzara karşısında şaşkın. Füsun evlenmiş... Annesi, babası ve eşi Feridun ile beraber yaşıyor. Füsun'u Kemal o kadar çok takıntı yapmıştı ki kendisine, sadece Füsun'u görmek, aynı yerde bulunmak bile ona çok fazla mutluluk veriyordu. Kemal Füsun'a yaklaşmak için her yolu denemeye başlıyor. Füsun'un kocası film yapmak ve başrolde de Füsun'u oynatmak istiyor. Kemal de bu filme finansör olabileceğini söylüyor ama hikaye. Füsun'u kıskandıkları için ne Kemal ne de Feridun aslında Füsun'u filmde oynatmak istemiyorlar. Kemal bu bahaneler ile 8 9 sene Füsunların evine dadanıyor, haftada 4 5 gün gidiyor Füsunlara. Gittiğinde de kendisine Füsun'u hatırlatacak eşyaları toplayıp Merhamet Apartmanı'na götürüyor. Bu eşyalar bazen izmarit, bazen saç tokası, bazen tuzluk oluyor. Kemal artık aileden biri gibi oluyor zamanla. Kemal Feridun'a bir film şirketi kuruyor ve Feridun film çekmeye başlıyor. Filminin başrol oyuncusu Papatya ile aşk yaşamaya başlayınca Füsun ile boşanıyorlar ve Kemal bunca bekleyişin sonunda kendilerini uzun ve mutlu bir hayatın beklediğini düşünüyor. Fakat tabii ki böyle bir şey olmuyor. Füsun Kemal ile evlenmek için birkaç şart koşuyor. Avrupa'ya tatile gitmek, Hilton Oteli'nde evlenmek gibi şeyler istiyor. Kemal bunların hepsini kabul ediyor fakat Füsun kitabın buralarında belli ettiği üzre artık her şeyden çok sıkılmış. Heves ettiği tek şey oyuncu olmaktı fakat onu da Kemal ve Feridun yüzünden başaramadı. Defalarca evlenmekten de, Avrupa seyahatinden de vazgeçiyor fakat Kemal Füsun'u ikna ediyor tekrardan. Avrupa seyahatlerinin ilk günü, Edirne'de bir otelde konaklıyorlar. O gecenin sabahında Kemal Füsun'u dışarda görüyor ve yanına gidiyor. Füsun Kemal'den uzaklaştıkça Kemal arabayla peşinden gidiyor. Füsun orda da Kemal'e oyuncu olma hayalini gerçekleştiremediğini anlatıyor. Kemal'in ısrarları sonucu geri dönecekken arabayi Füsun kullanmak istiyor. Ve dönüş yolunda arabayı ağaca hızla çarpıyor. Kendilerini bekleyen mutlu geleceğin aksine orda Füsun can veriyor, Kemal de bir süre hastanede yattıktan sonra taburcu oluyor. Sonrasında ise Füsunların evini topladığı eşyalar ile beraber bir müzeye çeviriyor. Masumiyet Müzesi gerçekten var veBeşiktaş/İstanbul'da ziyarete açık. Bugün benim de uğrama fırsatım oldu ve gerçekten kitapta geçen karakterlerin anılarını, Füsun'un eşyalarını, Kemal'in topladığı her çeşit ürünü görmek derinden etkiliyor okuyucuyu. Kitapta Füsun'un kendini gerçekleştirememe durumu kendisinin ve aşklarının sonu oluyor. Yazar sonlara doğru ne kadar her şey yoluna girecek gibi yazsa da satırlardaki huzursuzluğu ve "kesin çok kötü bir şey olacak" durumunu hissedebiliyorsunuz. Bir de üzüldüğüm diğer karakter Sibel oldu. Kız Kemal düzelsin diye kendini harap etti de yok bizimki vazgeçmedi bir türlü. Kitap baya akıcı ve etkileyiciydi. Müzeyi de gezmenizi mutlaka öneririm. Puanım 10.