Gönderi

Serenad
Puan vermedi·481 syf.··
2026 36. kitabı
Zülfü Livaneli’nin Serenad kitabını bitirdiğimde, bir süre kitabın kapağına bakıp öylece kaldığımı hatırlıyorum. Bazı kitaplar sadece bir hikaye anlatmaz; sanki sizinle dertleşir, hatta bazen sizi hiç bilmediğiniz bir geçmişin yüküyle baş başa bırakır. Serenad tam olarak böyle bir eser. Hikaye, İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevlisi olan Maya Duran’ın, Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner’i ağırlamasıyla başlıyor. İlk başta sıradan bir karşılama gibi görünen bu olay, sayfalar ilerledikçe bizi 60 yıllık devasa bir aşkın ve tarihin tozlu, bir o kadar da acı veren sayfalarına götürüyor. Livaneli’nin kalemini seviyorum çünkü çok ağır tarihsel gerçekleri bile o kadar duru ve insancıl bir yerden anlatıyor ki, kendinizi bir anda Struma gemisinin o soğuk sularında ya da II. Dünya Savaşı'nın karanlık atmosferinde buluyorsunuz. Kitabın en çarpıcı yanı, sadece bir aşk hikayesi olmaması. Serenad, aynı zamanda kimlik, öteki olmak ve devletlerin acımasız politikaları arasında ezilen masum insanların hikayesi. Profesör Wagner’in Şile sahilinde kemanıyla çaldığı o melodi, sanki satırların arasından çıkıp odanızın içine doluyor. Maya’nın kendi aile geçmişindeki sırları keşfetme süreci ise okuyucuyu kendi köklerini sorgulamaya itiyor. "Her insan bir tarihtir," sözünün ne kadar doğru olduğunu bu kitapla bir kez daha anlıyorsunuz. Eğer hem kalbinize dokunacak hem de size yeni bir bakış açısı kazandıracak bir şeyler arıyorsanız, Serenad rafa kaldırılacak bir kitap değil, başucunda tutulacak bir yol arkadaşı. Okurken yanınıza mutlaka bir paket peçete ve belki de arka planda çalacak bir Schubert bestesi alın. Zira bu roman, bittiğinde bile zihninizde uzun süre yankılanmaya devam ediyor. Tarihin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, her rakamın arkasında yarım kalmış bir hayat olduğunu anlamak için bu yolculuğa mutlaka çıkmalısınız. Tavsiye ederim
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.