·304 syf.····Okunma: 30 Mayıs 2026 10:07 Sevgili Irvin Yalom bu kitabında, 90’lı yaşlarında olmanın getirdiği iki zıt duyguyu aynı anda taşıyor: Yaklaşık 60 yıldır insanların hayatına dokunmuş olmanın derin huzuru ve artık hafızasıyla ilgili yaşadığı güçlükler nedeniyle uzun süreli seanslar yapamayacak olmanın hüznü…
İnsanlara yardımcı olma isteği onda hiç azalmıyor; aksine bu durum onu yeni bir yol bulmaya yöneltiyor: tek seanslık danışmanlıklar. Bu seansların beklediğinden çok daha fazla ilgi görmesi de aslında onun yıllar içinde kurduğu bağın ve yarattığı etkinin bir yansıması.
Kitapta seanslardan kesitler paylaşırken oldukça saydam, hatta yer yer savunmasız diyebileceğimiz bir açıklıkla kendi iç dünyasını da okura açıyor. Danışanlarını “şimdi ve burada”ya getiren o güçlü sorusu ise kitabın kalbinde duruyor:
“Sizce bugün bu seansta siz ve ben nasıl gidiyoruz?”
Kitabın sonlarına doğru ise alışılmışın dışında bir kapı aralıyor: Bu kez danışanlarından kendisine soru sormalarını istiyor. Üstelik ne kadar derin ve kişisel olursa o kadar iyi… Bu yaklaşım, danışanların kendilerini daha içten ve cesurca açmalarına alan tanırken, terapistin de yalnızca bir “uzman” değil, aynı zamanda insani yönleri olan biri olarak görülmesini sağlıyor. Dahası, bu karşılıklı açıklık hâli, terapistin de danışanlarının sorularından yeni şeyler öğrenmesine imkân veriyor.
Genel olarak kitap, sadece bir terapi anlatısı değil; aynı zamanda yaşlanma, sınırlılık, anlam ve insan olmanın kırılganlığı üzerine oldukça samimi bir yüzleşme sunuyor.
Not: Kitapta Yalom eşi Marilyn Yalomun ölümünden sonraki duygularından, onunla olan anılarından bahsediyor. 74 yıllık bir evlilik.. Arkadaşımla konuşurken fark ettim beş yıl sonra yeniden evlenmiş. İçimde beklenmedik bir hayal kırıklığı oldu ve kitaba bir süre mesafelendim. Yalom erkeklerin özetisin :D o yüzden sana puanım 7/10