8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:05
Merhaba arkadaşlar. Daha önce 2018 yılında Carl Sagan okumuştuk. Yıllar ne çabuk geçiyor. Şimdi de toplamda 5 kitabını tamamlayacağımız bir seri içindeyiz. İlk eser aslında ‘İnsan’ denilince bilimsel olarak akla gelen ‘Evrim’ ve insan gelişimine dair inceleme kitabı olarak karşımıza çıkıyor. Dünyadaki yaşamın evrimsel tarihinden başlayan kitap modern insan toplumunun en yakın türlerle olan benzer özelliklerini karşılaştırmaya gidiyor. Aslında bazen bu kitaplarda ben modern insan toplumuyla ilk insan toplulukları arasına bakarak mağara adamlarının ne kadar gelişmiş olduklarının da anlatılması taraftarıyım. Modern köleliği hiçbir zaman mağara adamlarının özgürlüğüne tercih edenlerden olmadığımız için bunu istediğimiz açık. Bilimsel olarak devam edelim tabi. Özellikle dünya tarihinin en karanlık geçmişlerinde biri olan 80’li yılların karmaşasında kaleme alındığı belirtilen kitapta bizler şununla sıkça karşılaşacağız. İnsanın bir evrim süreci geçirdiği açık. Ancak bizler ‘Evrim’ denilince yalnızca bir hayvan türünden gelişerek insan olmayı düşünmemeliyiz. Bu tıpkı Freud’un ‘Cinsellik’ denilince pek çok okurunun aklına cinsel ilişki getirmesinden farksız bir durum olur. Evrim sürecine çok daha geniş perspektiften bakmak gerektiğini bilmeliyiz. Nasıl? İlk defa tekerleği, ateşi veya yiyecek yetiştirmek için toprağı eken birini düşünün. Biri ulaşımı, biri hayatta kalmayı diğeri de barınma ve beslenmeyi adeta yeniden keşfederek insanlar için nasıl bir değişim oluşturdu buna bakalım. İnsanlık böylece dünyaya yayılmadı mı? Gelişmedi mi? Pek çok kültür ve yaşam tarzı oluşmadı mı? Bizlere bu bilgiler de sunuluyor. Üstelik bunlar dümdüz bir yazı olarak değil adeta deneme tarzında farklı bölümler halinde sunulan içerikler olunca çok fazla insana sıkıcı da gelmediğini söyleyebilirim. Hatta daha ilginç bir noktaya da değinelim. Farklı bir bakış açısı oluşturmaya çalışalım. Birkaç yıl önce düşüncelerimiz çok daha farklıydı. Zaman geçtikçe şekillenen düşüncelerimiz var. Yazar, insana yani bize en yakın atalar olarak Şempanzeler ve Babunlar (şu burnu baya uzun olan maymun türü) ve birkaç primatı örnek gösteriyor. Bunlar kabul edenlerin kendi ataları olabilir burada bir problem yok. Ama asıl problem şurada başlıyor ki, zeka olarak bunlar ve diğer canlılardan ne kadar üstün olsak da yaşantı olarak çoğumuz onlardan kötü durumdayız. Bir defa artık özgür değiliz. Ne kadar karşı çıksak da özgürlüğümüzü, enerjimizi ve yaşam süremizi hiçbir koşulda buna değmeyecek paralara satıyoruz. Her ne kadar özeliz desek de özel olduğumuza dair hiçbir dayanağımız kalmıyor. Ne yazık ki kalmıyor. Karşılaştırmaya farklı açılardan da bakmak gerekiyor ancak benim için ‘Sağlık ve Özgürlük’ dışında kalan daha önemli hiçbir şey yok. Olmayınca da ben bu kısma odaklanabildim. Bunun dışında bilmediğimiz bir durum söz konusu bile değil. Yani bir yanda ABD diğer yanda Sovyet tehlikesi altında yazılan bir eser olduğunu belirtmiştik. Peki, şunları gerçekten bilmiyor muyuz veya insanlık adına hiç mi düşünmedik? İnsanlar kötü niyetli, kibirli, bencil ve aç gözlü. Birbirimizi ve insanlığı sözde çok seviyoruz ve insanlığı önemsiyoruz ama ne yazık ki birbirimizi öldürüyoruz. İyilikten bahsediyoruz ama birbirimize her zaman kötülük yapma peşindeyiz. Ne yazık ki hepimiz adına konuşuyorum ama durum tam olarak da böyle. Tam aksinin olması için her ne kadar çok iyi insanlar olduğumuza inansak da bir defa bile olsun kimseyi üzmemiş ve kimseden üzülmemiş olmamız gerek. Yani, tamamen imkansız. Ayrıca başta ‘Ensest’ olmak üzere aptalca ilişki türlerine karşı çıktığı için de yazara hürmeten hem kitabı hem de kitabı yazan ellerini öpesim geldiğini söylemeliyim. Bir de modern insanlık adı altında her şeyi çağdaş olarak görme, asıl olması gerekenleri çağ dışı olarak görme durumları başlatılan yeni dünya düzeninde yazarın bu tarz ilişki türlerine açıkça karşı çıkması ve hayvanlardan örnek vererek insanların daha akıllıca davranmaları gerektiğini söylemesi de çok önemliydi. Bir diğer dikkat çeken önemli noktalardan biri ise, illaki her evrim kitabında bir ‘Başlangıç’ aranmaması gerektiği oldu. Yani konu ne zaman buraya gelse şuradan geldik buradan geldik gibi sabit düşünce yerine ‘Sonsuzluk’ düşüncesinin olması çok daha farklı bir bakış açısı olmuş. Tarihi, bilimi ve kültürü sadece ‘Sosyal Medya’ paylaşımlarından ibaret sanan dünya toplumuna günümüzde bu kadar araştırma bile çok fazla, çünkü değil umurlarında olmak; haberleri dahi olmayacak çoğunun. Pek çok insan şimdiden makineleşti bile. Oldukça tadında bir kitaptı diyerek incelememizi bitirelim. İncelemeler: #31243339 Okumalar: Atalarımızın Gölgesinde (İnsanın Doğa İçindeki Yeri Üzerine) Milyarlarca ve Milyarlarca Hepimize iyi okumalar dilerim..
Atalarımızın GölgesindeCarl Sagan · Say · 2015211 okunma
·
109 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.