Eşkiya İnindeHüseyin Rahmi Gürpınar
️Hüseyin Rahmi, diğer romanlarının aksine bu romanında okuyucuyu İstanbul’un hayat dolu mahallelerinden çıkarıp, daha sert ve tekinsiz bir coğrafyaya, "dağ başındaki" bir eşkıya inine götürür. Hikayemiz Nefi Bey’in kayınbiraderi ve sadık hizmetkârı Murtaza ile birlikte kayınpederinden kalan Değirmendere’deki çiftliği kontrol etmek için yola çıkmasıyla başlar. Geliri giderinden fazla olduğu için çiftliği teftiş etmek şart olur.Değirmendere’ye giderken yolda eşkiyalar tarafından kaçırılırlar. Üstelik tek kaçırılan kişiler onlar değillerdir. Türlü belalarla karşılaşırlar. Eşkiyaların ellerinde kaldıkları süre boyunca cinayetler, tecavüzler ve zulümlere şahit olurlar. Karakterlerin başlarından geçenler anlatılırken yazar sivri bir dille dönemin hükümetini eleştirir. Modern kurumları ve eşkiyaları birbirlerine benzetir. Bunların sadece eşkiyaların işi kitabına uydurmuş halleri olduğunu hatta onlardan daha zalim olduğunu vurgular. Her romanında olduğu gibi burada da kendi felsefesini karakterler aracılığıyla okuyucuyu sıkmadan aktarır. Gürpınar, karakterlerini konuştururken sokağın sesini kağıda döker. Eşkiyaların jargonundan kurbanların feryatlarına kadar her ses oldukça özgündür. Dönemin milletleri ve inançları çok başarılı bir şekilde yansıtılmış özellikle köylü kızların anadolu şivesi çok etkileyicidir.Betimlemeler oldukça gerçekçi ve panoramiktir. Benim için bu romandan çıkarılacak ders insanların millet, kültür, eğitim, sosyo ekonomik gibi alanlarda farkları olmalarına rağmen hepsi zalimin elinde aynı acıları çekiyor, aynı duyguları hissediyor, aynı şekil davranıyor olmalarıdır.
Soluksuz okunacak bir eser.