·206 syf.····Okunma: 26 Nisan 2026 02:02 Posta kutusundaki mızıka aslında çocukluğun simgesi gibidir. İnsanın büyüdükçe kaybettiği o saf duygulara dikkat çeker.Günlük hayatın koşuşturması içinde unuttuğumuz duygulara, hayallere ve kalbimize dönmemizi ister.Geçmişe duyulan özlem, eski anılar ve kaybolan zaman duygusu kitap boyunca hissedilir.
Büyürken içimizde kaybettiğimiz çocuğu yeniden bulma, üzerine yazılmiıştır,âdeta...“İnsan büyüdükçe değil, unuttukça uzaklaşır kendinden.”der. Zamanı ve unutulmuşluğu daha da derinden yakalar bu sözleriyle. Kitabın son sayfası son sözünde ise: "Altmış birinci mektup kefareti ödüyor " olur. Umarım ne cocukluğumuzu ne de saf duygularımızı içine gömüp unuttuğumuz zaman olmaz ve nefsimiz de yüreklere kefaret ödetmek zorunda kalmaz. Hayatta huzurla demlenmeniz dileğiyle, kitaplarınız bol olsun.