Önemli gazetecilerden biri olarak gördüğüm Orwell'ın yaşadığı zamanlar boyunca edindiği deneyimlerini ve çıkarımlarını yazıya döktüğü eserlerinden biridir Hayvan Çiftliği. Herkesin bildiği üzere Stalin'i yerden yere vurduğu bu eserde her ne kadar sadece komünizm eleştiriliyor gibi görünse de çift başlı bir eleştiri rüzgarı esiyor. Stalin'i tasvir ettiği Napolyon isimli domuz insanlardan daha baskıcı ve daha zalim bir yönetim kursa da ikna etme ve gündem belirleme gibi (Orwell da bir iletişimci ve eserde bunları çok iyi dikte etmiş) kuramların gayet iyi uygulanması nedeniyle eskisinden daha kötü yaşayan hayvanlar eskiden daha iyi yaşadıklarına inanmaya başlıyorlar. Yaşadıkları kötü dönemin, daha çok çalışıp daha az karşılık görmenin, insanların yönetiminden daha iyi olduğuna inandırılıyorlar. " Bütün hayvanlar eşittir." ilkesi "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerden daha eşittir." ilkesine döndüğü ve domuzlar insanlara, insanlara domuzlara benzemeye başladığı zaman artık çok geç olsa da gerçekleri görmeye başlıyorlar. Okudukça düşüneceğiniz güzel bir tasvir arıyorsanız Hayvan Çiftliği mutlaka zihninizde ve kütüphanenizde yer etmeli.