Melisa Kesmez'in Çiçeklenmeler'ini bir öğleden sonra oturumunda bitirdim ve kapattıktan sonra uzun süre elimde tutup düşündüm. Türkan'ın hikâyesi bana uzak gelmiyor; aksine, hayatın bir yerinde "gösterilen yere ilişip" kalan, şikâyet etmeden ama içten içe bir şeylerin eksik olduğunu hisseden pek çok kadını belki de zaman zaman kendimi hatırlattı. Kesmez'in dili o kadar sade ve o kadar keskin ki cümleler büyük iddia taşımıyor ama tam ortanıza isabet ediyor. Kitabın kısalığına ilk başta dirensem de sonunda bu kısalığın bilinçli bir tercih olduğunu anladım: Türkan'ın hikâyesi, gereksiz hiçbir kelimeye ihtiyaç duymadan zaten tam. Belki son bölüm biraz aceleci, belki dönüşüm çok pürüzsüz ama bu tür eleştirileri seslendirmek için kitabı bir kez daha açıp içine girmek gerekiyor, o da zaten yazarın kazandığı bir şey.