·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Nisan 2026 00:00 17 Haziran, Alex Schulman’ın okuruyla kurduğu o tanıdık, hafif hüzünlü bağın yeni bir halkası gibi. Onu okumak bende tuhaf bir eve dönme hissi yaratıyor. Sanki ne anlatacağını az çok biliyorum ama yine de o yolu onunla yürümek istiyorum.
Başkarakterimiz Vidar, deposundaki kutuları karıştırırken eski bir telefon defteri bulur ve artık var olmayan yazlık evlerinin numarasını çevirir. Telefon açılır, hem de yıllar önce ölmüş babası tarafından. İlk başta bu durumu anlamlandıramasa da Vidar için bu, çocukluğuna açılan bir kapıya dönüşür. Kısa sürede yalnızca bir hatırlama olmaktan çıkar, neredeyse bir soruşturmaya evrilir.
Yazar metni öyle bir hızla akıtıyor ki kendimizi bir aile travmasının izini sürerken buluyoruz. Şimdiyle geçmiş arasındaki o geçirgenlik, Schulman’ın alametifarikası ve burada da başrolde.
Ama her şey kusursuz değil. Metin boyunca ipuçlarının cimrice dağıtılıp son sayfalarda aceleyle toparlanması tadımı biraz kaçırdı. Bölüm geçişleri de yer yer ilk roman acemiliği hissi veriyor açıkçası.
Yine de bu kusurlar okuma keyfimi gölgelemedi. Yazarla her buluşma ayrı bir deneyim. Kendisi yazdıkça ben de okumaya devam edeceğim.