Tess Gerritsen beni yine yanıltmadı… Tıpkı Cerrah gibi, Çırak da nefes almaya fırsat bırakmayan, sayfaları ardı ardına çevirten bir maceraya dönüştü benim için.
İlk kitapta Rizzoli’nin hikâyesi içimde ince bir sızı bırakmıştı. Bu kez ise karşımızda daha dirençli, daha güçlü ve en önemlisi daha mutlu bir Rizzoli var. Onun bu dönüşümüne tanıklık etmek, hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor.
Polisiyenin büyüsünü bozmamak adına detaylara girmeyeceğim… Ama şunu söyleyebilirim ki bu kitapta yalnızca bir katilin izini sürmüyoruz; aynı zamanda onun zihninin en karanlık kıvrımlarında dolaşıyoruz. “Cerrah” lakabıyla tanıdığımız o ürpertici varlığın iç dünyasına yapılan bu yolculuk, hikâyenin gerilimini daha da keskinleştiriyor.
Rizzoli’nin kendini bir anda av değil, ava dönüşmüş bulduğu; hata yapmanın bedelinin çok daha ağır olduğu bir hikâye bu. Bu kırılma anı, romanın temposunu sadece hızlandırmıyor, aynı zamanda derinleştiriyor.
Ben seriye kesinlikle devam edeceğim
Polisiye severlere gönül rahatlığıyla öneririm. Tess GerritsenÇırak