Üşengeçlik mi, Bilinçli bir eylemsizlik mi?
8/10
·622 syf.··
2026 283. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 08:34
ah Oblomov... kısa vadeli hazlar uğruna uzun ömrünü ziyan eden hüzünlü çiçeğim... Öncelikle kitaba başlamadan önceki düşüncelerimden bahsedeyim; Çok derin anlamları olan, dili ağır, işleyişi ağır, hayatı mahvolmuş ve bu yüzden her şeyden vazgeçip ''Oblomov'laşmış'' bir adamın hayatını okuyacağımı düşünüyordum. Oysa kitap daha çok diyaloglardan oluşan bir olay örgüsü. Bu yüzden okumaya tereddüt eden varsa gözü korkmasın isterim. Kitabımız ana karakterimiz Oblomov'un günlük hayatından başlıyor, uzunca bir süre yaşam tarzını, uşağı Zahar ile diyaloglarını, kabaca uyuşuk karakterini okuyor onu tanıyoruz. Sonra Oblomov'un rüyası bölümü geliyor; orada çocukluğunu, ailesini, hangi şartlarda büyüyüp neden böyle birisi olduğunu öğreniyoruz. sonraki bölümde Oblomov'un en yakın dostu Ştolts'u, onun hayatını ve karakterini, sonrasında ise kitabın büyük bölümünde yer alacak olan Olga'yı tanıyoruz. Son olarak Oblomov'un nihai yolculuğuna eşlik edecek Agafya.. okuyacaklar için çok spoiler vermemek adına hikayeyi özetlemek istemiyorum zira ben de detaylı özet gördüğüm zaman hevesim kaçıyor. artıları ve eksilerinden spoilerlı bahsedeceğim o yüzden istemeyen okumasın:) Spoiler'lı Artıları -kalın bir kitap olsa da okuması kolay çünkü çoğunlukla diyalog ve olay örgüsü -Oblomov, Zahar, Ştoltz, Olga, Agafya, Anisya, Taranteyev ve Matveyeviç; karakter sayısı az ve hepsi çok güzel tanıtılmış, günlük hayatta tanışabileceğimiz karakterler gibi bir profil çiziyor. -açıktan bir ders vermese de hepimize durup düşündürten, kendi kendimize ''ben ne kadar Oblomov'um'' testi yaptıran, ''doğru yaşıyor muyum'' diye sorgulatan bir kitap; ki ben bir kitapta en çok bunu seviyorum.. bitirdiğimde kafamda oluşan yoğunluk, düşünce yığını hoşuma gidiyor, zihnimin genişlediğini hissettiriyor. bu yönden çok sevdim. -kitaptaki karakterleri sevmek çok kolay, ki okurlar bilir bu bir kitabı okumayı hem kolaylaştıran hem zevkli kılan en önemli ölçütlerden biri. Eksileri -çok uzun.. gereksiz uzun.. kafamın içinde sadeleştire sadeleştire 300-350 sayfaya düşürdüm.. monologlardan ziyade diyaloglardaki lafı geveleyiş, bir türlü konuya girememe hali karakterlerin o dönemde normal karşılanan utangaçlığını, efendiliğini yansıtıyor elbet fakat ben okurken baygınlık geçirdim.. -kitap üçüncü ağızdan yazılmış, bu tarafsız bakış açısı güzel fakat paragrafın içinde birden karakter değişiyor. Oblomovdan bahsedilirken birden Olga'ya geçiyor ve ''bir dakika ne oluyoruz'' gibi bir durum yaşanıyor. -isimler.... Rus karakterlerde bir kişiye birden fazla isim verilmesi bazen kafa karıştırıcı oluyor. aşina olmayanlar için anlaması zor olabilir. son olarak çıkardığım dersler ve kitabın bende bıraktığı etki; kronolojik sırayla gideceğim 1. bir çocuğu el bebek gül bebek büyüteyim derken kendi başına hiçbir şey yapmasına izin vermezsen, onu hayattan koruduğunu sanırsın fakat onu hayata karşı daha da savunmasız hale getirirsin. Oblomov'u büyüten aile maalesef bunu bilmiyordu veya umursamıyordu. 2. bazı insanları aşk bile değiştiremez.. bir insan özünde neyse odur, hiç kimseyi ''ben onu değiştiririm, ben onu kurtarırım, düzeltirim, birlikte başarırız'' diyerek sevme. zira yolun sonunda ziyan olan sen olursun. 3. hayatı, yaşama bakış açısı, tutkuları, canlılığı sana benzeyen seni anlar, seni anlayanla mutlu olursun. 4. eğer kendi işini kendin takip etmezsen, kötü niyetli insanlar seni kandırabilir, dolandırabilir. 5. ne olursa olsun saf yüreğini kaybetmemen, özünde iyi bir insan olman, ikili ilişkilerinden başarısız bile olsan insanların seni sevmesini, sana saygı duymasını getirir. iyilik iyidir. *nedense Ştoltz'un kötü biri olduğunu veya Oblomov'a ihanet edeceğini düşündüm durdum ama kitabın sonunda beni kendine hayran bıraktı. son ana kadar dostundan asla vazgeçmeyişi, Olga'ya olan sevgisi, çabası, anlayışı ve saygısı; kendi hayatındaki savaşı, enerjisi, iş bitiriciliğine bayıldım. Olga'nın da Oblomov'a kin tutmayı seçmeyip onu hem affetmesi, hem anlaması, hem sevgi beslemesi bana çok iyileştirici geldi. ah Oblomov, keşke biraz da sen çabalasaydın. ama ne demişlerdi 'kurtarılmak istemeyen birini kurtaramazsın'' ''Oblomov Oblomov'du işte, ama mutluydu diyebilir miyiz? bence hayır. her ne kadar yaşam tarzını kendisi seçmiş olsa da, ara ara aklına gelen gençliğinden dolayı kederlenmesi, bana aynı zamanda hayatını ziyan ettiğini bildiğini düşündürdü. nur içinde yatsın, umarım mutludur.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.