Buda Neranjara nehri kıyılarında Nigrodha ağacı altında dinienirken şu sözler ağzından dökülmüştü:
"Gerçeğin çağrısını duyan
Ne kutludur mutlu yalnızlıkta!
Ne kutludur hem müşfik hem de iyi olarak,
Her şeyde kendini tutmak!
Ne kutludur ihtirastan kurtulmak,
Duygusal nazları geçiştirmek!
Gene de en yüce mutluluk
'Ben benim' gururunu terk edenindir.
Yüce ve huzur verici olan fakat anlaması güç en derin gerçeği tanıdım; insanların çoğu dünyevi menfaatler ortamında yağar ve dünyevi arzulardan zevk alırlar.
Dünyaya tapan kişi öğretiyi anlamaz, çünkü onun için mutluluk yalnız benliktedir ve gerçeğe tam bir teslimiyette yatan mutluluk onun için anlaşılmaz bir şeydir.
Aydınlanmış ruh için en saf sevinç olan şeye o tevekkül der. Mükemmel olanın ölümsüzlüğü bulduğu yerde o yok olmayı görür. Benliğe egemen olanın ebedi hayat olarak
bildiğine o ölüm diye bakar.
Nefret ve arzunun esiri olandan gerçek gizlenir. Aklı dünyevi menfaatlerle bulutianmış olan avam için Nirvana anlaşılmaz ve esrarengizdir. Öğretiyi vazetmeye kalksan
da insanlık anlamasa, bana sadece yorgunluk ve dert getirir."
Bunun üzerine Brahma göklerden inmiş ve ona seslenmişti:
Kutlu Olan Kişi, Dharma'yı çevresindekilere öğretmeli.
Mücadele edenlere karşı merhametli ol; acı çekenlere şefkat duy; keder tuzaklanna umutsuzca takılan yaratıklam acı.
Dünyevilik tozundan hemen hemen kurtulmuş bazı var l ıklar var. Vazedilen öğretiyi duymazlaı· sa mahvolacaklar.
Fakat duyarlarsa İnanacak ve kurtulacaklar. onların kulaklanna Dharma hakkında çok az bir bilgi bile fısıldanabilir-
se, onlar k ısa bir süre içinde Dharma 'yı kabul etm i ş kişilerin
safina katılabilirler. "
Buda Brahma'nın sözlerinin doğruluğunu kabul etmişti,
gerçekten de dünyada bu öğretiye ihtiyacı olan kalbi, zihni
temiz insanlar da vardı. Bu insanların, onun mesajını benimse-
mekte tereddüt etmeyeceklerinden kuşkusu yoktu.
Bu önemli işe nereden başlaması gerektiğini düşünürken,
aklına eski hocalarından ikisi gelmişti . Ama bu hocalarının ev-
lerinin kapısını ça ldı ğında, çoktan ölmüş olduklarını öğrendi.
Sonra aklına uç noktadaki münzevilik dönemini onunla payla-
şan beş eski münzevi dostu geldi. Bunun üzerine, Benares'in
yakınlarındaki Isipatana'daki Ceylan Parkı'na gitmeye karar
verdi