Yavuz Tellioğlu

Yetkin [Tam] ve Yetkin Olmayan [Tam Olmayan] Kıyas Hakkında
Yetkin kıyas, vazedilmesinden dolayı açık olarak birşeyin gerekli olmasının gerekli olmasıdır. Bunun ondan dolayı gerekli oldugunun açıklanmasına ihtiyaç duyulmaz. Yetkin olmayan da, birşeyden dolayı birşeyi gerektirir. Fakat ilk anda ondan dolayı gerekli oldugu açık olmaz. Aksine bunun açıklanması istendiginde başka birşeyle açıklanır. Fakat o söylenilenlerin tümünün dışında degildir. Aksine açıkladıgımız gibi ya söylenilenin çelişigi, ya döndürmesi veya ondan birşeyin belirlenmesi ve farzedilmesidir. İktirani [İçkin /Kesin] ve Istisnai [Seçmeli] Kıyas Hakkında Kıyas ya kendisinde elde edilmesi gerekli olan şeyin Ineticenini kendisinin ve çelişiginin bilfiil olarak söylenmedigi aksine bilkuvve olarak bulundugu kıyastır ve iktiranİ kıyas olarak isimlendirilir. Şu sözün gibi: Her cisim bileşiktir. Her bileşik olan sonradan olmuştur. O halde her cisim sonradan olmuştur lmuhdesl. Ya da kendisinde elde edilmesi gerekli olan şeyin Ineticenini kendisinin ve çelişiginin bilfiil olarak söylendigi kıyastır ki istisnalı kıyas lseçmeli kıyasl olarak isimlendirilir. Şu sözün gibi: Eger nefsin bizatihi bir fiili olsaydı o bizatihi var olurdu. Ancak kendisinin bizatihi bir fiili vardır. Dolayısıyla o bizatihi vardır. İktirani Kıyaslann Parçalan ve Şekilleri Her iktiranİ kıyas, ancak bir terimde ortak, iki terimde farklı olan iki öncüiden oluşur. Böylece üç terim olur. Oradaki ortaklık özelliginden dolayı, ortada olma hali izale olur ve diger iki terimi birbirine baglar. Bundan dolayı bu elde edilmesi gereken olur. Şu sözümüzde oldugu gibi: "Her cisim bileşiktir. Her bileşik olan sonradan olmadır. O halde her cisim sonradan olmadır." Üç terim ise, "cisim, bileşik olan, sonradan olma" dır ve "bileşik olan" tekrar edilen, ortada bulunandır. "Cisim ve sonradan olma" tekrar edilmemiştir.
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öncül ve Terim Hakkında
Öncül, birşeyi birşey için olurolayan veya birşeyi birşeyden olumsuzlayan ve kıyasın bir parçası kılan bir sözdür. Terim, öncülün öncül olması açısından kendilerine ayrıştığı şeydir. Bağ çözüldüğünde, kaçınılmaz olarak geriye mevzu ve yüklem dışında birşey kalmaz. Tümele İlişkin Söylenen Üzerine Kendisinde tümel üzerine söylenmiş bir söz olan öncülde ise, yüklem ve ona göre olan olumsuzlamanın dışında mevzu üzerine söylenen hiçbir şey yoktur. Her öncül, ya mutlak, ya zaruri ya da mümkündür. Mutlak Olanlar Hakkında Mutlak olan hakkında iki görüş vardır: Theophrastus, sonra Themistius ve onun dışındakiler ile İskender ve bunu elde eden bir kaç kişinin görüşü. llki, kendisinde yargı için zarurilik veya imkan kipi zikredilmemiş olandır. Aksine mutlak kılınmıştır. Böylece yargının zaruri olarak ve zaruri olmayarak yani sürekli olmaksızın mevcut olması mümkün olur. Bu Filozofun4 mutlaklık konusundaki görüşüne uzak değildir. Ki Filozof, iki tümelin mutlak ve doğru olarak olumlu ve olumsuz olmasını onaylar. Şu sözün gibi: "Her at uyur. At olanlardan uyuyan yoktur." Böylece mutlakolumlu tümel yargıdan mutlak-olumsuz, tümel yargıya geçilir. Bu görüş sahipleri, bunun mümkün ama zorunlu olmadığı görüşündedirler. Çünkü Filozof, mutlaklar hakkında bunun mümkün olmadığı, aksine daima zaruri olan örnekler getirebilir. tkinci görüş sahipleri ise, İskender ve geç dönemde bunları elde eden ve bu konuda güçlü olan birkaç kişi, bu naklin mutlakta zorunlu olduğu ve mudağın yargısında ilk iki kipten sonra zikredilen dört kipten biri hariç zarurilik olmadığı görüşündedirler. Mutlak, onlara göre adeta kendisinde yargı bulunandır ve yargıda bulunulanın zatı mevcut olduğu sürece olup, sürekli olması zorunlu değildir. Aksine belirli bir vakitte bulunur. Bu vaktin, kendisini niteleyen şeyle
Felsefe
Kipi Bulunaniann Birbirlerini Gerektirmelen Hakkında
Bu katmanlardan birbirlerinin yerine geçenler birbirlerini gerektirenlerdir [mütelazimat]. Bu şekilde bulunan bir katman var olması zorunlu, var olmaması imkansız alandır. Varolmaması genel anlamda mümkün ile degildir. Bunların çelişikleri de birbirlerine döndürülür [müteakise]. Şu sözümüzde oldugu gibi: Var olması zorunlu degildir, var olmaması imkansız degildir. Özel olarak degil, genel olarak var olmaması mümkündür. Diger katman, var olmamanın zorunlu, varolmanın imkansız olmasıdır. Özel anlamda degil, genel anlamda varolması mümkün degildir. Aynı şekilde onların çelişikleri, şunun gibidir: Varolmaması zorunlu degildir, varolması imkansız degildir, genel anlamda varolması mümkündür. Gerçek özel mümkün seviyesinde sadece iki şey döndürülmez. Olması mümkün ve olmaması mümkün olan. Onların çelişikleri ise yine döndürülürler. O ikisine diger kiplerden, döndürmeyi gerekli kılan birşey gerekli olmaz. Genel anlamda olan mümküne ise, daha önce açıkladıgımız gibi, var olmayan bir mümkün gerekmez. Döndürülmeyen lazımiara gelince, varolmalarının zorunlu olması, varolmalarını ve kendi katmanlarında bulunanların varlıklarının imkansız olmamasını gerektirir. Varolmamasının zorunlu olmaması ve genel anlamda varolan mümkün olup özel olarak varolan mümkün olmaması böyledir. Bunun sebebi ise onun zorunlu olması ve ne mümkün, ne de özel olarak varolmayan mümkün olmasıdır. Çünkü o varolmaması imkansız alandır, varolmayan gerçek bir mümkün degildir. Aynı şekilde imkansız olanın varolması, zorunlu ve onun kategorisindekilerin ve gerçek mümkünterin yani ma'dul ve muhassahn [meydana gelmiş olanın] varolmasını olumsuzlamayı gerektirir. Mümkünün gerçek olması, onun seviyesindekilerin genel mümkün olmasını ve genel mümkün olmamasını gerektirir. Buradan geriye kalana ulaşılır.
1000Kitap
Zorunlu, imkansız ve Bütün Zaruri Olanlar [Kaçınılmaz Olanlar] Hakkında Zorunlu ve imkansız arasındaki fark, zaruri olma [kaçınılmaz olma] anlamında ortak olmalarına ragmen en üst düzeydedir. Biri varlıkta, öteki de yoklukta zaruridir. Zarurilik hakkında konuştuğumuzda açıklamayı o ikisinin her birine aynen aktarmamız mümkün olur. Deriz ki: Zarurilik yüklemi, hepsi de süreklilik anlamında ortak olan altı anlamdadır. Bunların ilki, yüklemin, ortadan kalkmamış ve ortadan kalkmayan, devamlı olan yüklem anlamında olmasıdır. Şu sözümüzde olduğu gibi: Yüce Allah Hayy'dır. !kincisi, mevzunun zatı devam ettigi sürece mevcut olup bozuluşa ugramamasıdır. Şu sözümüz gibi: Her insan zaruri olarak canlıdır. Yani insanların her biri zatı mevcut olduğu sürece daima canlıdır, şartsız olarak daima [canlı] degildir. Öyle ki canlılıgı oluştan önce ve bozuluşa ugradıktan sonra ortadan kalkmaz, devam eder. llki ve bu ikincisi, kullanımda olan ve kastedilen iki şeydir. Eger olumlanması veya olumsuzlanması zaruridir denirse ve o ikisi tek bir anlamda olması açısından genellenirse ve zarurilik, mevzunun zatı devam ettigi sürece var olursa, ya zat daimi olarak var olduğunda daimt olur ya da eger zat bozuluşa ugrayabiliyorsa bir müddet var olur. Üçüncüsüne gelince, bu, varolmaya devam ettigi sürece degil, mevzunun zatı, kendisiyle birlikte konulmuş bulunan sıfatla nitelenmiş olduğu sürece olur. Bu da şu sözünde olduğu gibidir: "Her ak zaruri olarak görme için ayırdedici bir renge sahiptir." Yani onun ne ortadan kalkmamış olması ve ortadan kalkınıyor olması devamlıdır, ne de bu ak olan şeyin zatı mevcut olduğu sürece bu böyledir. Öyle ki bu zat kalıp bozuluşa ugramadıgında, fakat beyaz ondan ayrıldıgında, o [beyaz] göz için zaruri olarak ayırtedici bir renge sahip olmakla nitelenebilir. Hatta bu
Alıntı

Yavuz Tellioğlu

, bir kitabı okumaya başladı
İbn-i Sina
8.4/10 · 33 okunma