Gönderi

10/10
·442 syf.··
2018 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2018 00:00
'Bir şairin romanı' diyor Mehmed Kaplan. Huzur için en doğru tanımlardan biri. Çünkü 'bir hikayenin behemehal bir yerde başlayıp bir yerde bitmesi, behemehal kahraman kesif şekilde, döşenmiş bir rayda yürüyen lokomotif gibi yürümesine lüzum yoktur.' Huzur bir ray üzerinde, minvalinde giden bir roman değildir. İnce ince işlenmiş bir dünya çıkıyor karşımıza Huzur'da. Karakterler -ki Mehmed Kaplan'ın da dediği gibi bir karakter romanı olduğunu söylemek yanlış olmaz- Doğu ile Batı arasında iliklenmeye çalışıyorlar. Tanpınar bu huzursuzluğu, arayışları, bulamayışları, düşünceleri ve sanatı bütün lezzetiyle ortaya dökmüş. Romanın aslında esas konusu Mümtaz ve Nuran'ın aşkı gibi görünse de bu sathı oluşturmak için sağlam temelleri atılmış başka mevzular ile karşılaşıyoruz. Gerçekten çok şuurlu bir rüyanın içine bırakıyor bizi Tanpınar. Karakterler dış dünyaya doğrudan bağlı değiller. Rüya diyebileceğimiz -ama ilk anlamının dışında daha şuurlu bir rüya- durumun ardından dünyaya bakıyorlar. Bu 'rüya' mimarî, musiki ile kendisini tamamlıyor. Özellikle de musiki. Musikiyle adeta bir vecd haline geçen karakterler 'ne zamanın içinde ne de büsbütün dışında'lar. Dört bölümden oluşan romanda zaman da değişken, bir daha geri dönmeyen anlar halini alıyor. Aslında yaklaşık yirmi dört saat içinde geçen roman ikinci ve üçüncü bölümlerde geri kırılmalarla geçmişe dönüyor. Romanda neredeyse hareket bulmak imkansız. Her şey ağır tempoda mekanla, mimarî ile birleşerek devam ediyor. Romanda hareket diyebileceğimiz noktalardan biri Suad kahramanında ön plana çıkıyor. Her karakter kendi içinde romana ciddi şekiller verse de asıl diyebileceğimiz üç karakter mevcut; Mümtaz, Nuran ve Suad. Mümtaz 'geniş zaman şuuru' ile yaşamakta ve onun için hayat, manasını hareketle değil düşünmek, hayal kurmak suretiyle insana açmakta. Suad ise tam bir hareket adamı. Mümtaz'ın zıttı. Adeta Dostoyevski romanlarından fırlayan Suad kötülüğü kendisiyle beraber taşımakta. Olaylara çoğunlukla Mümtaz'ın gözünden bakıyoruz. İkinci ve üçüncü bölümde geriye kırılan zaman Nuran ile Mümtaz'ın aşkını ele alır. Yani ilk ve son bölümler geçmiş zamanın devamıdır. İhsan, Mümtaz ve Nuran gibi diğer kahramanlarda güzellik ve sanatkârane duygu hakimdir. Mekân da zaman kadar romanda önemli bir rol oynar. Çünkü Mümtaz ile Nuran'ın aşkı neredeyse gezdikleri İstanbul semtleri ve gördükleri mimarî ile güçlenir. Aşkları bu dekor içinde gelişir. (Aynı zamanda Mümtaz'ın Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kendisi, İhsan'ın da birçok özelliği bakımından Yahya Kemal olduğunu belirtmek gerekir.) Huzur hakkında daha bir çok şey söylenip yazılabilir ancak çok fazla uzatmamak adına önemli bir şey daha ekleyip kısa keseceğim. Romanın önemli karakterlerinden olan Suad birdenbire hayatlarımızın içine girer. Bunun asıl sebeplerinden biri de Tanpınar'ın bu romanı Cumhuriyet gazetesinde tefrika ederken Suad bölümünü kaleme almamış olmasıdır. Yani üçüncü bölüm olan Suad romana sonradan ilave edilir. Sonradan eklenmiş olmasına rağmen roman neredeyse Suad'ın ekseninde dönmektedir. Hatta Suad'ın Mümtaz'ın alt benliği olduğu tartışmaları vardır ki ben buna katılıyorum. Çünkü Mümtaz ne kadar Şark kültürüne düşkünse Suad o kadar uzaktır. Mümtaz dünyayı adeta vahdet-i vücud felsefesinde görüp, bütüncül bir görüşe hakimse Suad o kadar kopuk ve kesret aleminin insanıdır. Bu tartışmaya katılmamın asıl sebeplerinden biri romanda geçen bazı bölümler dışında budur. Çünkü kimliğimizi, Doğu ile Batı'nın arasında sıkışmışlığı, Tanzimat sonrası yeni insan modelini, ne kültürüne sadık kalmayı başarmış ne de Batılılaşmayı tam olarak gerçekleştirebilmiş insan modelini çok defa kitabın mekanına bırakan Tanpınar, Suad'ı Mümtaz'ın alt benliği olarak yaratarak bu karmaşayı ve sıkışmışlığı tek karakter üzerinden göstermek istemiş olabilir. Uzun zamandır okuduğum hiçbir eserde böylesine doymamıştım. Hatta okumadım, içinde yaşadım diyebilirim. Bu romandan ne aldıysam bir o kadarını kaybettim. Çünkü tekrar tekrar okunması gerekiyor. Kitaplığımın elması daha iyisini bulana kadar Tanpınar olacaktır. Tabii varsa...
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200221,3bin okunma
·
78 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kaleminize sağlık çok güzel yazmışsınız, kitabı şu an okumaktayım ve yazdıklarınız okumamda önder olacak..