Gönderi

Puan vermedi·184 syf.··
2026 73. kitabı
Bir köpeğin sevgisiyle yüzleşince, insan kendi eksikliğini fark ediyor. Okurken en çok canımı acıtan şey, onun bir köpek olması değil, bizim insan olmamızdı. Sándor Márai, kaleme aldığı her eseri ile beni olumlu yönde şaşırtmayı ve hayran kalmamı sağlıyor. Bu kez bir köpeğin hikâyesinden insan doğasına, sadakate ve karaktere dair derin bir anlatı okuyoruz. Savaş sonrası burvuja çift, birbirlerine hediye almayacaklarına dair söz verseler de on senenin ardından eşinin gizemli hareketlerini Noel hediyesi olarak yorumlayan adam hediye telaşı içerisine giriyor. Nihayetinde kararını bir köpek sahiplenmekten yana kullanıyor ve bu yavru köpeğin burjuva ailenin hayatına dahil olmasıyla her şey değişiyor. Adam, yavru köpeği sahiplenirken asil, kıymetli bir Puli olduğu bilgisiyle kabul ediyor. İlk başta her şey yolunda gidiyor, ailenin bir ferdi gibi sevgi ve şefkatle yaklaşıyor, oyunlar oynuyor, her ihtiyacını ve hayatlarını onun istekleri üzerine şekillendiriyor. Ama gün gelip tavırları değişime uğradığında ve uzman görüşlere göre Puli değil melez ve sıradan bir köpek olduğu anlaşıldığında kırılma noktası yaşanıyor. Başta burjuva çift olmak üzere herkes Csutora'ya farklı davranmaya başlıyor. Bu değişimi sezinleyen ve kendince gardını alan Csutora saldırgan ve hırçın bir tutum sergiliyor. Kısıtlanmayı asla kabul etmeyen, sahiplerinin kontrolüne girmeyi kabul etmeyen Csutora'nın hikayesi keyifli başlasa da trajik bir hikâye. Gözlerim doldu okurken, sarman kedimin kendini güvende hissetmediği anlar da kendini koruma içgüdüsü ile saldırdığı zamanlar aklıma geldi. Márai, hikâyeyi öyle masalsı bir dille anlatıyor ki bazen okuruyla metin içinde konuşuyor hatta 'sevgili okur' diyerek sesleniyor. Csutora’nın yaşamı boyunca karşılaştığı insanlar, aslında insan doğasının farklı yönlerini
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025457 okunma
5 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.