Gönderi

Koca Yürekli Taras
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 22:10
Taras Bulba - Nikolay Gogol İnceleme Nikolay Gogol’un muazzam eserlerinden biri olan Taras Bulba hikâyesi Kazaklar ile Lehler arasındaki bir savaşı konu alıyor. Okuyucu olarak Kazakların tarafından bakma şansına sahip oluyoruz ve bu hikâye çoğunlukla savaş ortamından bahsetse de arka planda aslında bize savaşın ne kadar acımasız bir şey olduğunu gösteriyor. Bu hikayede sadece savaş değil; kıtlık, açlık, aşkın inanılmaz gücü, bir baba-oğul ilişkisi, vatan sevgisi ve bu vatan uğrunda ne kadar fedakar olmanın bilincini görmekteyiz. -Tarihi Olaya Bir Bakış- Hikayenin tam olarak incelenmesinden önce tarihi olayın perde arkasında neler olmuş önce ona bakalım. İncelemenin başında da bahsedildiği gibi "Taras Bulba" Kazaklar ile Lehler arasında bir savaşa konu alıyor ama burada çok daha fazlası kitapta yer aldığı için tarihi olayı bilmeden kitabı incelemek pek uygun olmaz. Yeni çağın ilk yüzyılının sonunda yaklaşık olarak 16. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın başlarında " New Rossia " ( Yeni Rusya ) denilen topraklarda yani bugünkü Ukrayna'nın güneyindeki yerleri Kazaklar, Lehler ve Ruslar burayı hâkimiyet altına almak istemişlerdir. Kazaklar bu bölgede yıllar boyunca başka milletlerin boyunduruğu altında yaşamaya ve ülkelerini korumak için canlarını feda etmeye her zaman hazırlardır. O zamanlar bölgede hâkimiyet iddiası ile kendi topraklarını güvenliğini sağlamak amacını taşımak isteyen Lehistan ( Bugünkü Polonya ), sınırının yakınlarındaki bu hareketli, vatansever ve gözü pek halkı kendine müttefik olarak seçmişlerdi. Dinyeper nehrinin kırımlılara bakan bu kısmında düzensiz birliklerden oluşan bir yapı vardı. Rusya'nın sınırındaki bu güney halkı her ne kadar bu şekilde yaşamak onlar için bir sorun olmasa da Kazakların asla bir konuda taviz vermeyecek bir meselesi vardı. O da yıllar boyunca ortodoks hristiyanlığına bağlı olmalarıdır. Lehistan ise o zamanlar katolik hristiyanlığına inanıyordu ve ülkelerinde ortodoks hristiyanlığını yasadışı ilan eden bir kanun çıkarmışlardı. Lehistan kralının aldığı bu karar neticesinde Kazakları bir hayli sarsmıştı fakat aralarındaki bu gerginliğin hat safaya ulaştığı tepe noktası ise Lehistan'ın ortodoks kiliselerini el koyması, ayrıca kendi halkı dışındaki diğer halklara siyasi ayrıcalıklar ve baskı kurması olmuştur. Bu duruma daha fazla dayanamayan Kazaklar 1648 yılının kışında Bogdan Hmelintski adında bir ataman ( komutan ) önderliğinde Lehistan topraklarına doğru ilerleyerek hiçbir tahakküm türüne boyun eğmeyeceklerini ilan ettiler. Lehistan ordusu hazırlıksız yakalanmıştı ve hepsi imha edildi. Ayrıca bu durumdan etkilenen Ukrayna köylüleri Kazaklar ile beraber birlikte savaşarak Uniate Kilisesi mensuplarını ve Yahudileri katledip ülkelerinden kovdular. Ukrayna topraklarında yaşanan bu isyan, vatan sevdası uğrunda yaşanan fedakarlıkları konu edinen bir hikayeye dönüştü. Nikolay Gogol’un imzasını taşıyan Taras Bulba eseri herkesin okuması gereken ve içeriğinde anlamlı olayların olduğu çok güçlü bir hikayedir. Tarihi detayları anlattıktan sonra şimdi asıl hikayemizin incelemesine bakabiliriz. -Taras Bulba, Ostap ve Andri- Taras, görüp görebileceğiniz en korkusuz kendi vatanı uğruna canını vermek için bir an bile tereddüt etmeyen savaşçı bir yapısı vardır. Onun için Kazak vatanı her şeydir adeta gözü kulağı ve vücududur. Heybetli güçlü ve acımasızlığıyla nam salmış albay olan Taras, oğulları da yine aynı kendisi gibi yetiştirmiş ve vakti gelince onları Zaporojya'da ki ordu karargahına götürerek tam bir kazak askeri olmalarını istemiştir. Taras kendini ortodoks dininin yılmaz savunucusu saymıştır. Taras için olmazsa olmaz şu üç durum vardır ve bunlar olursa eğer kılıca başvurmak şarttır. 1- Polis komiserleri atamanlara şöyle veya böyle saygısızlık eder onların karşısında şapka çıkarmazlarsa, 2 - Birisi ortodokslukla alay eder ve atalardan kalma töreye uymazlarsa. 3 - Düşman eğer dinsizler ve Türklerse. 3. Madde Taras'ın aslında ne kadar milliyetçi bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Eğer bu üçünden biri veya fazlası olursa ne olursa olsun kılıç kınında durmaz ve ölenedek savaşılır. Taras oğullarında, ailesinide, kendisinide çevresinide tam da bu kurallara uygun bir insan olarak yetiştirmiştir. Gözü bundan başkasını görmezdi. Tarasın oğullarının artık vakti gelmiş Kiev'e gönderdiği papaz okulundan dönmüşlerdi. Şimdi sıra Zaporojya'ya gidip savaşa hazır olma zamanıydı. Burada Ostap ve Andri'den söz edelim. Ostap, daha çok baba Taras'a benzeyen Ostap kendisi gibi hırçın eğitim konusunda pek başarılı olmayan ve hatta okuldan birçok kez kaçan bir yapısı vardır. Andri, Taras'ın küçük oğlu Andri daha canlı daha gelişmiş bir kişiliği vardır. Derslerin genelde çok iyi ve ağabeyinden daha yaratıcıydı. Genellikle zekasıyla olayları bertaraf eden bir yapısı vardır. -Çevre Detayları- Nikolay Gogol'un bu eseri okuyucuya adeta sanat eseri havasında bir tablodan çıkma betimlemeleriyle ortama girmemize olana sağlamıştır. Verdiği coğrafi bilgiler sayesinde insanın zihninde ortamın nasıl olduğunu hayal ettirmesini çok güzel bir şekilde başarmıştır. Bu betimlemeler ne az ne de çok fazla yani tam da olması gerektiği gibi yerli yerinde yapılmıştır. Hikâyeyi okurken Ukrayna'nın bozkırlarında adeta at sürmek isteyeceksiniz. Sadece çevresel faktörler değil; savaş ortamı, köy hayatı, açlık, kıtlık gibi unsurları da size hissettirerek sanki orada yaşıyormuş gibi oluyorsunuz. - İnceleme Sonucu - Hikayedeki tüm olayları Kazakların gözünden görüyoruz. Okuyucu olarak onlarla beraber kalkıyor onlarla beraber savaşa giriyoruz. Aslında bu hikaye ile birlikte vatan topraklarının uğrunda ne kadar çok can pahasına dahi olsa fedakar olmanın gerekliliğini görmekteyiz. Hem de bir yandan da aşkın inanılmaz gücü yüzünden bu uğurda da her şeyden nasıl vazgeçilebildiğini ve bu durumun nelere yol açtığını bizzat şahit oluyoruz. Gogol, bu olayları romantize etmeden tüm çıplaklığıyla göstermektedir. Ayrıca ata erkil bir babanın oğulları ile olan mücadelesini yani bir baba-oğul ilişkisini görmekteyiz. Hikayedeki tüm olaylar bir sonuca bağlanıp hiçbiri havada kalmayacak bir şekilde sonlanmaktadır. Taras Bulba okurken Alexandr Puşkin'in "Yüzbaşının Kızı" adlı öyküsüne oldukça benzer yönler de fark edilmektedir. Aynı hikayede de aşk uğruna fedakârlıklar ve vatani görevler vardır. Bu konuda Gogol’un Puşkin'den etkilenmesi tesadüf değil aksine iki yazar da aslında sürekli görüşen birbirlerine yakın arkadaştırlar. Taras Bulba hikâyesi baştan son ana kadar hârika betimlemeleri ile dolu olan çok güzel bir Rus klasiğidir. Çok uzun olmayan ama içeriği harika detaylarıyla dolu olan bir hikayedir. Keyifli okumalar
Edebiyat
Taras Bulba ve Mirgorod ÖyküleriNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2010530 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.