“İnsanların kafalarından neyin geçtiğini yalnızca Tanrı bilir.”
•
“Tanrı’nın insana, mutlu olmak için çok şey verdiğine ya da en azından mutsuz olmayacak kadarını verdiğine inanıyordu.”
•
Tüm karanlığın içinde bir umudun yetişmesinin hikayesi, Siyah Lale. Zihinlerin ve insanların sınırının olmadığını gözler önüne çok güzel seren bir kitapla karşınızdayım. Her şeyi olan, sakin ve kendi halinde yaşayan baş karakterimiz, kendisini bir anda olayların odağında buluyor. Bunun sebebi ise saf kötülüğün ve iblisin, insan ruhunda hakimiyet kurabilmesi diyebiliriz.
•
“Ama kötü fikirlerin ürkütücü yanı, şeytani zihinlerle yavaş yavaş yakınlaşmalarıydı.”
•
“Felaketler insanın içindeki saflığı yok ediyordu.”
•
“Kötülük insan ruhunu ele geçirdiğinde çok hızlı yol alıyordu.”
•
Kötülük,bir insanın ruhuna hükmettiğinde, size bulaşmaması mümkün değildir. Bu hikayede katıksız bir kötülük ve onun hayatlar üzerindeki etkisini okuyor ve hatta aslında seyrediyoruz. İnsanların düşünmemesi, sorgulamaması, hırslarına mahkum olması…
•
“Rosa, siz Tanrı’nın yarattığı en mükemmel canlısınız!”
Aynı zamanda tüm o karanlığın içinde sadece bir umut değil, bir aşk da şekilleniyor. Bu kitapta siyah lale sadece bir çiçek değil; özgürlük, direniş,umut, aşk, saflık ve inancın simgesi adeta.
İyi okumalar diliyorum.