– 70'li yılların sonunda, diye devam etti Schiffer. Aşırı sağ ve aşırı sol silahlandı. Saldırılar, soygunlar, cinayetler: o dönemde günde yaklaşık otuz kişi ölüyordu. Gerçek bir iç savaş yaşanıyordu. Bozkurtlar kamplarda eğitiliyordu. Gitgide daha gençleri örgütlemeye başladılar. Onları kendi doktrinleriyle eğittiler.
(...)
– Nihayet 1980'de Türk ordusu iktidara el koydu. Her şey düzene girdi. İki cephenin militanları tutuklandı. Ama Bozkurtlar serbest bırakıldı, çünkü onlar devleti yıkmak değil kurtarmak için mücadele etmişlerdi. Artık işsizdiler. Ve kamplarda eğitilmiş bu gençlerin bazılarının bildiği tek bir şey vardı: öldürmek. İçlerinden bazıları kimileri tarafından çeşitli işlerde kullanıldı. Önce hükûmet kullandı bu gençleri, Ermeni terör örgütlerinin liderlerini, Kürt teroristleri gizlice ortadan kaldırmak için bu çocuklar idealdi. Sonra Türk mafyası, Altın Hilal uyuşturucu kaçakçılığında söz sahibi olmak istiyordu. Mafya için, Bozkurtlar'ın bazıları özellikle de şiddet yanlısı olanlar, yani silah kullanmayı bilenler bulunmaz bir nimetti. Deneyimli, silah kullanmayı bilen büyük bir güç.
O tarihten sonra Bozkurtlar bazı suikastlara da katıldılar. 1981'de papaya ateş eden Ali Ağca bir Bozkurt'tu. Bugün içlerinden büyük bir bölümü, para karşılığı hizmet veren insanlar haline geldi, siyasi görüşlerini bir kenara bıraktılar, ama en tehlikelileri, fanatik, her türlü kötülüğü yapılabilecek eğitimli teröristler olarak kaldı.
Sayfa 197 - Doğan Yayınları, 58. Baskı / Şubat 2023·Kitabı okudu