Puan vermedi·188 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2026 00:40 İmam Gazali bu eserle insanın en hafife aldığı ama en çok yara aldığı yerden yakalıyor: dil.. “Dil Belaları Lisan Afetleri” öyle uzun uzun teoriler anlatan bir kitap değil; direkt kalbine, daha doğrusu diline dokunuyor..
Biz genelde günah deyince büyük şeyleri düşünürüz ya; işte Gazali tam burada ters köşe yapıyor.. Diyor ki: gıybet, yalan, boş konuşma, kırıcı söz… Bunlar öyle “küçük şeyler” değil.. Hatta insanı içten içe çürüten, kalbi karartan en sinsi hastalıklar.. Ve en tehlikelisi de şu: farkında olmadan yapılıyor olması.. Kitabı okurken ister istemez kendi konuşmalarını sorguluyorsun. “Ben bunu kaç kere yaptım?” diyorsun..
Bir de şu tarafı çok çarpıcı: mesele sadece “susmak” değil.. Yerinde ve doğru konuşmak.. Yani dil ya seni yükseltiyor ya da fark ettirmeden aşağı çekiyor.. Ortası yok.. Gazali burada tasavvufî bir derinlikle ama aynı zamanda çok net bir pratik akılla yaklaşmış konuya.. Lafı dolandırmıyor, direkt yüzüne vuruyor..
Benim açımdan kitap bende şu hissi bıraktı: İnsan dış dünyayı düzeltmeye uğraşırken kendi ağzından çıkanları kontrol etmeyi ihmal ediyor.. Halbuki belki de en büyük imtihan orada.. Dil, kalbin tercümanıysa, demek ki mesele sadece konuşma değil; kalbi de temiz tutma meselesi..
Kısacası dostlarım; bu kitap “okudum bitti” denilecek bir kitap değil.. Arada açıp kendine çeki düzen vermelik bir eser.. Hele ki bizim gibi bazen düşünmeden konuşabilen insanlar için, bayağı bildiğin bir tokat gibi adeta..
Okuyunuz efendim..!