Dil Belaları Lisan Afetleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
26,5bin
Gösterim
Adı:
Dil Belaları Lisan Afetleri
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758514632
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bedir Yayınları
Lisan İnsana en fazla yarar, yine en fazla zarar getiren organdır. Akıllı kişi dilini kontrol altına alır ve hem kendisine, hem de bütün insanlığa faydalı şekilde kullanır. İslam dininin iki ana kaynağı olan Kur'an ve Sünnet'te, dilini korumak konusunda kesin emirler, hayti uyarılar, kurtarıcı öğütler bulunmaktadır. Evrensel bilgelikte'de lisanın kötülükten korunması konusunda islam dinine paralele emirler, yasaklar, öğütler mevcuttur. Peygamberimiz Ya hayır söyle, ya susu!...buyurmuştur.
248 syf.
"Üslûbun kimliğindir." diyordu Cemil Meriç bir makalesinde...Kimliğin, kim olduğun, neye hizmet ettiğin, neyi aradığın ve neye talip olduğun...

Düşüncenin değil sadece, kalbin de, bir kitap gibi satır satır okunması, mühim mevzuların altının çizilmesi, tahlil edilmesi ve belki de en son konuşulması, bunu ne düzeyde gerçekleştirebiliyoruz. Evvelâ manevî durumumuzdan haberdar mıyız? Özde yazan hâkikâti, üzerine perdeler çekip, görmezden mi geliyoruz? İç dünyamıza gereken özeni ve hassasiyeti gösterebiliyor muyuz?

Bütün sözcükler, sese sığmayan gerçeklerin arasına atılan boşluklar mı?

Fakât kalbimize menzilini bulmuş bir ok gibi saplanan Hadis-i Şerif'te Kainatın Efendisi (s.a.s) diyor ki;

"Allah'a ve âhiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun."

"İman eden!" Burada nasıl korkusuz olduğumuzu, nasıl pervasız ve cahil cüretiyle hareket ettiğimizi üzüntüyle tefekkür ediyoruz...Eseri okurken gün içerisinde ki konuşmalarımı daha tarafsız bir gözle değerlendirdim ve gördüm ki; erdemin kapısı ardına dek açık ve biz kendimize takılıp tökezlediğimizden bile habersiziz.. Boş konuşuyoruz, eserde bahsedilen mâlâyâni konuşmalar çağındayız, hissiz ve durmadan öldüren; zamanı, duyguyu ve derinliği...

İmam Gazali Hazretleri'nin, Dil Belası'nı uzun zamandır okumayı istiyordum. Şimdi ise her an okunması elzem kitaplar rafında baş köşede, ezberlenesi, her mecliste ferahlık ve bereket vesilesi olabilecek kadar nadide bir eser...En güzel yanı, yanlışların nasıl düzeltilebileği hususunda inanılmaz ufuklar sunan, manevi reçeteleri...

Peki dilin afetleri nelerdir?
Herşeyden evvel, zikirle ve ilimle sarfedilmesi gereken zamanı ziyân eden her söz, bizi helâk olmaya sürükleyen kırık dökük bir tekne, üstelik durmadan gıybetle, riya ile, yalan ile bu tekne yara alıp derinlere gömülmekte...

Yalan...Ruhumuzda büyüyen zehirli bir sarmaşık gibi, sürgün kanallarını tıkayan, toprağımızı yağmalayan...Bizler; "O ne demişse doğrudur." sözlerine mazhar olan Muhammedül Emin'in ümmetleri...Dürüstlüğün ve doğruluğun neresindeyiz?

Riya...Durmadan yücelttiğimiz yüksek hasletlerimizden koru bizi Rabbim!..

Gıybet...Hazmedilemeyenlerin boşaltıldığı zihin çöplüğü...

Küfür...Küfredene dâhi beddua etmeyin, lanetlemeyin, çünkü o geleceğin iman edenlerinden olur da siz küfre dalarsınız deniyor...Basiret lutfeyle Rabbim...

***

Önce Ayet-i Kerime ve Sahih Hadis'lerle ana başlıklar altında, insanı yormayan, yaftalamayan, sorgulamayan şefkat diliyle izah edilen mevzular, daha sonra tek tek nedenleri ve sonuçları anlatılarak genişletiliyor ve nihayet çözüm önerileri ile nasihatler veriliyor.

Özellikle 'Gıybet' ve 'Suizan' bölümleri, bilmemiz gereken çok mühim alt başlıklar içeriyor.

Abartı ve istihza, yapmacık sözler, sırrı ifşa etme, münakaşa gibi mevzulara da yer verilmesi, pek çok kusurumuzu görebilmemiz adına çok bereketli ve isabetli...

***

Eylül Türk'e...
Susmak belki de konuşmanın şehzadesidir, sanırım sözler gerektiği kadar itaatkâr değil ve susmak merhametli ve mağrur...Seslerini almıyor sözcüklerin...Ben senin efendini istiyorum!..Ne olur beni,cümlelerinle cezalandırma...Susarken, bir nehrin gümüş ışıltısıyla ruhunu bana getiriyor zaman...Zamanı bulandırma...

Zira susmak ,eksilmeden yürümektir Mevla'ya...

***

Feyizli okumalar...
248 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10 puan
Yediden yetmişe herkesin kesinlikle okumasını tavsiye ettiğim bir eser olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum..
Gel gelelim kitaba...
Açıkçası okumadan önce bazı okur arkadaşlarının alıntılarına denk geldiğimde çok beğenmiştim. Bu yüzden beklentim oldukça yüksekti de. Eser yüksek beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Bunu belirtmek isterim...

İmam Gazali'nin yüreğine sağlık ki, böyle güzel bir eser meydana getip yazmış. Kitabı hem kendi yorumlarıyla hem de Peygamber Efendimiz (s.a.v) başta olmak üzere birçok saygıdeğer kişinin dil, konuşmak veyahut susmak hakkında görüşlerini dile getirerek susmanın ne derece önemli olduğunu ve eğer konuşulacaksa da nelere dikkat edileceğini çok güzel bir şekilde beyan etmiş.

Açıkçası kitaptan çok zevk aldığım için ve içinde geçen sözleri daha iyi kavramak için sindire sindire okudum desem yeridir. Çünkü kitabın en başta dediğim gibi yediden yetmişe herkesin kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.

Bu kitabı okumadan konuşmaktan çok susmanın öneminin ne derece etkili olduğunu bilmiyordum. Tabiri caizse "Boş konuşmak" deyiminin nelere yol açtığını, dinen ne kadar doğru olduğunu çok güzel anlatan bir eser.

İmam Gazali bu konu hakkında görüşlerini dile getirmiş lakin dil ile ilgili ne kadar hadis ve söz varsa hemen hemen hepsini burda toplamış okura sunmuş. Okuyunca susmanın önemini anlayacaksınız.

Ve son olarak bu güzel eserin sıradan bir eser olmadığını ve vakit buldukça insanın sık sık okuması gereken bir eser olduğunu söylemek istiyorum. Ben şahsen ilk okuyuşta hayran kaldım. Dilerim aramızda okumayan okur arkadaşlar varsa onlar da en kısa zamanda okuyup böyle güzel bir nimetten faydalanır.
248 syf.
Okuyun!!! Okyun ki dil'in hangi belalara sürüklediğini görün ... Okunmalı ki gafletten , gıybetten , belalardan kurtulabilelim. Okunmalı ki harcadığımız her nefesin ve her sözün bize nasıl geri döneceği bilinmeli ...

Sadece Okuyun ... Korkacaksınız ve kendinize çeki düzen vereceksiniz. Yaşamış ve yapmış olduklarınızdan , söylemiş olduklarınızdan pişman olacaksınız ama!!! Okuduğunuza pişman olmayacaksınız...
248 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı okudukça dehşete kapıldım.Ne çok boş,gereksiz,bilmeden, faydasız,zamansız konuşuyormuşum.Dil sadece tat almak,iletişim kurmanın dışında çok başka başka olaylara vesile. Felakete de sebep, kurtuluşa da. Farkına varırsak tabi.Başucu kitabı bu yüzden denmiş demek ki her gün açıp bir sayfa da olsa okumak gerek,dilin tehlikesini unutmamak için.Herkes okusun,eminim ki ne kadar fuzuli konuştuğunun kanısına varacaktır ve ya hayır konuşayım ya da susuyayım niyetini alacaktır.Allah hepimizi tüm işlerimizde muvaffak eylesin.Sabahanız hayır olsun.Selametle
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İnsanlar üç kısımdır. Bir kısmı kârda, bir kısmı selâmette ve bir kısmı helâk içerisindedir
Kârda olanlar, Allahı zikredenlerdir.
Selâmette olanlar, dillerine sahip olanlardır.
Helâk-a gidenler ise, yanlış ve boş söze dalanlardır.
216 syf.
Bu kitabı okumadan önce kuzenim "okursan daha konuşmazsın" demişti. Gerçekten de etkisini gördüm. Eskisi kadar çok konuşmuyorum ve konuşma şeklim de değişti. Tavsiye edilir.
248 syf.
Herkese Merhaba.
Büyük alimlerimizden İmam Gazali'nin bu eserini gerçekten severek okudum ve herkese de öneririm. Dilimiz... Ne de kolay söylüyor bizi felakete götüren şeyleri.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) Susan kurtulmuştur diyor. Ya hayır konuşalım ya da gerçekten susalım..
Herkese keyifli okumalar.
248 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
-Kitabı okuduktan sonra ister istemez konuşmadan önce 10 kere düşünüyorsunuz .. Ağzımızdan çıkan her şey bir ok gibidir ve geri dönmesi mümkün değildir .. imamı Gazâli’nin de dediği gibi ; “Şunu iyi bil ki, dilin tehlikesi büyüktür. Onun tehlikesinden ancak susarak kurtulmak mümkündür.”
_________
#Alıntılar ;
-Allahım! Ben, benim şeref ve haysiyetime dil uzatarak arkamdan konuşanlara, hakkımı helal ettim; bu benim onlara sadakam olsun ..
-Arkadaşlarının ayıplarını zikretmek istediğinde kendi ayıplarını hatırla !
-Adamın biri Hasan-ı Basri'ye, 'Falanca senin gıybetini yaptı' dedi. Bunun üzerine o gıybet edene bir tabak taze hurma göndererek, 'İşittiğime göre, sevaplarından bana hediye etmişsin. Buna karşılık ben de sana bu hurmayı hediye gönderdim. Ama kusuruma bakma, senin hediyen kadar kıymetli bir şey gönderemedim' demiştir..
-Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için diriler birbirini yiyor.
-Sakın, onların dünyasını imar edeyim diye kendi âhiretini mahvetme.
-Büyüklerden biri, "Allahım! Bizi ateşten azat et" demeyi uygun görmezdi. Çünkü "azat et" demek, girdikten sonra çıkar mânasına gelir. Büyük zatlar, "Allahım! Bizi ateşten koru. Cehennemden sana sığınıyoruz (bizi oraya sokma)" derlerdi.
-En çok aldanan kimse, başkasının dünyası uğruna kendi ahiretini mahvedendir.
-Dilim yırtıcı bir canavar kadar tehlikelidir, eğer onu serbest bırakırsam ilk önce beni parçalar.
248 syf.
İnsan kendi içinde bir âlemdir. Susmak kendi içinde...

Bu kitaptan sonra az öz konuşmanın ve susmanın önemini anlayacaksınız.

Dikkat bu dilin(organ) birçok işlevine karışı bir bildiridir!

Yaratılışımızın bize kattığı temel gereksinimlerden biri konuşmaktır. Ve bu hal insanoğlundan başka kimseye verilmemiştir. Dil aklın ve kalbin vekilidir. İnsan akıl+dil=kalp formülü ile yaratılışını ve gereksinimlerini anlar, uygulanabilirliğini ölçer ve uygular.


Formülün akıl ve kalp arasındaki iletişim bağında yani dilde hayat vardır. Sözcüklerle duyguların oluşumunu sağlar. Güzel konuşur etkiler, çirkin konuşur üzer, sert konuşur ağlatır yani göze bile hükmeder, ağıt yakar vücudu yerle yeksan eder...


Dil çok özel bir organdır. Görünüşte basit küçük bir et parçası gibi görünse de diğer organlardan çok farklıdır. Dil eğilip bükülmez, kırılmaz, incinmez bu yüzdendir ki hareket alanı en geniş organdır. Dilin kemiği yok dedikleri işte bu hareketinden kaynaklıdır. Dilin ince özellikleri akıl ve kalp bağıdır. Akıl ve kalp bağı olmayan bir dil, insan üzerinde yaralara neden olur. Bunlar gözle görebildiğimiz yaralar değildir. Dilin açtığı yara başka bir insanın yarası olabiliyorken, insan bazen de boş konuşarak kendi akıl ve kalbine zarar vermekte kendi yarası olabilmektedir.


Konuşmadan önce düşünmek çok önemlidir. Toplum içinde varlığımız düşünce ve üslubumuzun kalitesinden geçer. İmam-I Gazali bu konuda bizlere ayet, hadis ve menkıbeler ile öğütler vermektedir. Zira insan öğüt alarak yaşamadan bazı şeyleri deneyimlenmiş gibi o hatalardan uzak durabilir. Konuşmak ve susmanın hikmeti konusunda arayabileceğimiz her bilgi varken aynı zamanda dil ile ilgili tüm verileri kendi içinde toplamıştır. Kitabın içeriği o kadar çok içine çekiyor ki insanı her hadisede, her ayette, her durumda kendimizden ya da çevremizden bir parça buluyorsunuz.


“Söz gümüşse sükut altın” demiş Hz. Süleyman. Ne güzel bir sözdür. Erdemleri içinde barındırır susmak fiili. Dilden çıkan her söz atılmış bir ok misali durdurulamazken, konuşulmayan her konun ve her anın bir telafisi daha kolay yapılmaktadır. Altın değerinde bir susmak aciziyeti değil, tam tersine bir düşünce biçimini vurgulamaktadır.


En çarpıcı başlığı seçmiş olan Gazali dilin gerçek afetlerini bir bir önümüze sererken okuyan herkesin hayatına çeki düzen vereceği, doğru bildiği yanlışları fark etmesini, konuşma üzerinde empati yapmasını, gıybet ve çeşitlerinin aslında hayatımızda nasıl yer aldığını fark ettikçe hayretlere düşeceğiniz dolu dolu bir kitap oluşturmuş. Bir defa okuyup rafa kaldıracağımız değil, tekrar tekrar okuyup dersler alacağımız çok geniş bir kişisel gelişim kitabıdır, diyebilirim. Bir insanın bedensel gelişimi aldığı vitaminler ile sağlanırken, akıl ve kalbi dilinden beslenir. Bu yüzdendir ki insan dilini yalandan, gıybetten, boş konuşmaktan, hayasızlıktan, iftiradan, batıl konuşmaktan... uzak tutmalıdır.


Resulullah (sav) bir hadisi şerifinde ise şöyle buyurur:

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı düzgün olmaz dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz. Komşusu kötülüklerden emin olmayan kime cennete giremez.”


Gazali’nin üzerinde durduğu hususlara kısa bir bakış ile içerik analizi yapmanızı ve kitabı daha iyi anlamanızı saplamak amacı ile birkaç maddeye değineceğim.


İMAM-I GAZALİ’DEN DİLİN AFETLERİ


1) BOŞ ŞEYLER KONUŞMAK

2) FUZULİ KONUŞMAK:
Bil ki, ihtiyaçtan fazla konuşmaktan da kötüdür. Bu sebeple, örneğin bir kelime ile maksat hasıl olursa, ikinci bir kelime söylemekten sakınılmalıdır.

3) BATIL KONUŞMALARA DALMAK:
Batıl şeyleri konuşmaktan maksat, yapılması haram olan şeyleri ve işleri nakil,rivayet ve hikaye etmektir.Bu tıpkı, zinadan ve zina edenlerden bahsetmek, fasıkların yaptıkları gayr-i meşru işleri anlatmak, haramları akla getiren ve özendiren sözler söylemek ve batılı tasvir etmektir.Bu tür şeyleri konuşmak haramdır.Çünkü bu konuşmalar haramları teşvik anlamını taşır. Gelişi güzel üsluplarla haramları eleştirmek de helal değildir. Çünkü çoğu eleştiriler; kötülükleri öğretmek, onlara revaç kazandırmak ve itibar sağlamak hükmüne geçer.

4) İTİRAZ VE MÜNAKAŞA ETMEK:
Müslümanlara kendi aralarında tartışmak men edilmişlerdir. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bu konuda şunları söylemiştir:” Din kardeşinle tartışma,onunla alay etme ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme!” ”Haklı da olsa kul, cedeli bırakmadıkça iman hakikatini kemale erdiremez.”  Vaadine sadık ol.

5) HUSUMET(DÜŞMANLIK) BESLEMEK:
Düşmanlık da kötüdür.Düşmanlık, münakaşa ve itirazdan daha ileridir. Mira, başkasının konuşmasındaki bir eksikliği belirtmek suretiyle itiraz etmektir. Bu itirazda muhatabına hakaret, aşağılamak, kendi aklının üstünlüğü ile fikrinin kuvvetin göstermekten başka münakaşacının hiçbir gayesi yoktur. Cidal, mezhebini belirtmek ve yerleştirmek için yapılan münakaşadır. Husumet ise, bir mal veya hak iddiası ile alakalı sözünde ısrar ve inat ederek düşmanlık etmektedir. Hz. Aişe radıyallahu anha Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini naklediyor:” Allah nezdinde erkeklerin en sevimsizi husumette ısrar edendir.” ” Kim ilimsiz olarak bir husumette mücadele ederse, o mücadeleden vazgeçinceye kadar Allah’ın öfkesine maruz kalır.”
Seleften biri şöyle demiştir:”Husumetten sakın!Çünkü husumet, dini mahveder.”

6)KONUŞMAYI GÖSTERİŞLİ YAPMAK:
Tekellüf (gösterişli söz söylemek) insanın kendini gerekli olmayan bir işe zorlaması demektir. Allah Teala Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e şunu söylemesini emretmiştir:”Ben tekellüf edenlerden değilim.” (sad süresi) Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:”Benim için en sevimsiz ve meclisimden en uzak olanınız, ağzını eğip-bükerek edebiyat yapmak için kendini zorlayanlardır.’‘ Hz. Fatıma radıyallahu anha Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu rivayet eder:” Ümmetimin şerlileri o kimselerdir ki, bol nimetlerle gıdalanıp, yemeklerin her çeşidini yerler, elbiselerin her rengini giyerler ve ağızlarını eğip-bükerek konuşurlar.”geveleyeceklerdir.”

7) ALAY ETMEK:
istihza(alay etmek) gülmek maksadıyla bir kimseyi küçük düşürmek ve onun bir ayıbına dikkat çekmektir. Bu, sözle yapılabildiği gibi, fiil, işaret ve taklit etmek şeklinde de yapılabilir. İstihza etmek de birine gülmek de haramdır. Allah Teala şöyle buyurmuştur:”Ey iman edenler! Bir kavim bir başka kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinize) yadırgayıp küçük düşürmeyin ve birbirinizi olmadık kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse,işte onlar zalim olanların ta kendileridir.”(hucurat süresi)
Ayetteki”sühriye”nin manası, hakir görmek,güldürecek bir şekilde ayıp ve eksik yönüne dikkatli çekmek demektir. Bu, bazen karşıdaki adamın fiil ve sözünü hikaye etmekle olur, bazen de işaret ve ima ile… Bu, eğer alay edilenin huzurunda ise adı ‘gıybet’ değildir, fakat gıybet manasını taşır.

8)LANET OKUMAK (BEDDUA)

Resulullah şöyle buyurmuştur:
“Mümin kötülemez, lânet etmez, kötü ve çirkin konuşmaz..”

9)İFTİRA VE SIRLAR
İnsanlar arasında en kötü huylu olan ve hayasızlığı meslek edinen iftira atanlardır. Bir kimseyi yapmadığı bir fiil hakkında zan altında bırakmak günahların büyüğü iftiradır.

Sır iki insanın birbirine güven bağı ile bağlanarak dertleşme, yükünü hafifletmesi gibi görünsede iki kişinin bildiği sır, sır değildir. Sır insandayken hükmettiği bir şey iken başkasına söylediği zaman hüküm altına ve şantaja girmeye kadar götürebilecek bir eylemdir.


Resulallah aleyhi selam şöyle der:
“Çirkin konuşmak ve gizli sırları açmak, münafıklığın iki şubesidir.”

10)GIYBET
Gıybetin çeşitleri vardır. Dil ile gıybet. İşaret ile taklit yolu ile gıybet ki bu en büyük ve etkili bir gıybet şekli olduğu için zararı ve günahı çoktur, bir de yazı yani eleştiri ile gıybet vardır.


Geniş içeriği için kısa bir özet geçmeye çalıştım. Kitap hakkındaki düşüncelerim herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser olduğudur. Lütfen okuyun, lütfen okutturun, lütfen insanlara hediye arayışında aklımıza gelecek bir eser olsun. Bizim dilin afetlerinden kurtulmaya ihtiyacımız var. Kimsenin kimseye tahammülünün kalmadığı bu zamanda dil yılanı deliğinden çıkarmalı, yılanlaşmamalı. Bu kitabın çok okunmasına vesile olalım. Kendimiz için,sevdiklerimiz için, toplum için.

Keyifli okumalar!
"Adamın biri Hasan-ı Basri'ye, 'Falanca senin gıybetini yaptı' dedi. Bunun üzerine o gıybet edene bir tabak taze hurma göndererek, 'İşittiğime göre, sevaplarından bana hediye etmişsin. Buna karşılık ben de sana bu hurmayı hediye gönderdim. Ama kusuruma bakma, senin hediyen kadar kıymetli bir şey gönderemedim' demiştir."
İmam Gazali
Sayfa 208 - Semerkand

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dil Belaları Lisan Afetleri
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758514632
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bedir Yayınları
Lisan İnsana en fazla yarar, yine en fazla zarar getiren organdır. Akıllı kişi dilini kontrol altına alır ve hem kendisine, hem de bütün insanlığa faydalı şekilde kullanır. İslam dininin iki ana kaynağı olan Kur'an ve Sünnet'te, dilini korumak konusunda kesin emirler, hayti uyarılar, kurtarıcı öğütler bulunmaktadır. Evrensel bilgelikte'de lisanın kötülükten korunması konusunda islam dinine paralele emirler, yasaklar, öğütler mevcuttur. Peygamberimiz Ya hayır söyle, ya susu!...buyurmuştur.

Kitabı okuyanlar 3.006 okur

  • Ozlem ozgul
  • BEŞIR
  • Müşkülpesent
  • Meg
  • Vuslat⠀ོ⠀
  • Furkan Saydam
  • Sümeyye POLAT
  • Sevil Uçak
  • Emine B.
  • Bünyamin palancı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.5 (4)
9
%0.1 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0.1 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları