Zeka seviyesi farklılığı olmasaydı canlılar arasında nasıl olurdu yaşanılan ortam?
Herhangi bir anda insanın çokta düşünmeyeceği bir konuyu idrak etmemizi sağlıyor yazar.
Kıdem farklılıkları zekayla doğru orantılı mı mesela?
Zeka seviyemize göre mi mesleklere yerleştiriliyoruz?
Bir fırıncı, akademisyenden daha düşük zeka seviyesine mi sahiptir her zaman?
Zeki bir fırıncı olamaz mı yani?
Kitabı okurken yaşanılan olay örgüsüne dalıp gitmiyorsunuz sadece, sorgulama güdüsü geliyor paralelde. Bir merdivenin basamakları var ve aşağıdan yukarıya doğru yerleştiriliyor insanlar.
Peki ya bi anda en alttaki basamağın yeri en üste taşınırsa nasıl olurdu o kişinin hayatı? Alışabilir miydi yabancısı olduğu ortama, konuşabilir miydi aynı dili, yönetebilir miydi kendisini ve cevresindekileri?
En önemlisi de mutlu olabilir miydi yüksek zekaya sahip olduğunda? Tanıdık gelen ne kalırdı insanın hayatında;mevcuttaki hayatında var olan kimse artık onun ne dediğini bile anlamazken..
Toplumsal düzen ve ihtiyaçlarımız, en çokta birbirimize yardımcı olmak kavramı için, herkesin seviyesi farklı olsun ki ileriye gitmek çabası ve dürtüsü bitmesin içimizde, yaşam devam etsin.
Herkesin zeka seviyesi yüksek olsaydı, kim kime ihtiyaç duyardı ki, yalnızlık içinde yok olup giderdi toplum.