Mlkgkc

Mlkgkc
@Mlkgkc
Kendine Ait Bir Evin De Olsa Bazı Şeyler Değişmiyor
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
Yüzyıllar boyunca değişmeyen bazı kült kuramlar var ki 16.yy da ne ise bulunduğumuz yüzyıl içinde hala aynı;kadının toplumdaki yerinin hep eksik kalması. 16.yy da kadın 16 yaşında evlendirilir, - kendi söz hakkı olmadan aile bireylerinin münasip gördüğü kişi ile-, tek görevi eşine kadınlık vazifelerini yerine getirmek;çocuk vermek, yemek yapmak, ev işleri. Çocuğun en az 5 yıl anne bağımlılığını da hesaba katarsak, yapılan her işe çocuk bakımı faktörünü paralelde eklemek doğru olacaktır. Tabii bu esnada 2.cocuk çoktan doğmuştur. Ne kadar tanıdık hikaye öyle değil mi? Bugün yanı başımızda hala devam ediyor. Kadın için okuma hakkı yoktu, eğitim yoktu;peki bu yokluk içinde erkeklerin yazarlığı ve şairliğinin daha güzel olduğunun söylenmesi ne kadar doğru bir kıyas? Yazarlar, şairler neden hep erkek? Kadınlardan daha iyi oldukları için mi gerçekten? Yoksa okuma yazma hakkının kadına tanınmamış olmasından mı? Kadın şair düşünün? Aklınıza doğrudan gelen bir isim var mı? Yok. Hadi diyelim ki tüm bu toplum, -erkekler- tarafından yapıştırılmış sorumluluklara rağmen yazma dürtüsünün peşinden gitti Kadın, çabaladı. Sonuç ne oluyordu dersiniz? Gittiğiniz yerdeki yetkili elbette erkek, tiyatro yazmak istiyorum bana bir iş verin diyorsunuz, önce sizinle dalga geçiliyor, burda işin yok; hem yazdıklarını kim okur bi kadının, diyerek alay ediliyor; hadi şans verdi diyelim günün sonunda senin kadınlığın onların hayır diyemediği boyuta ulaşır hamile kalırsın ve ö-lür ya da ö-ldürülürsün. V.Woolf tam da bunlara değiniyor işte. Hak tanınmamış bir platformda nasıl erkeklerin önüne geçebilir bu kadınlar.. Yazma çabası olan bir kadının, mutfakta yemek yaparken aynı zamanda çocuğu ile ilgilenmesi paralelinde boş bir an bulup kalemi kağıdı eline alması ve o kopukluk içinde yazısını oluşturmasına
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,2bin okunma
Reklam

Mlkgkc

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
Virginia Woolf
8/10 · 48,2bin okunma
Aşk, bir varmış bir yokmuş
Puan vermedi·109 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
4 geceden oluşan iki taraflı sevgi, tek taraflı bir aşk hikayesi. Bir parkta yürürken ansızın çimenlerde oturan ve içli içli ağlayan birine aşık olabilir misiniz? Hayat.. Neden olmasın? Genç erkeğimiz vuruluyor bir anda bu kıza. Aurasından çıkamayıp ve onu rahatsız etmekten oldukça çekinerek uzaktan izlerken, kader bir anda önüne fırsat çıkarıyor, onu koruması gereken. Bu şekilde tanışıp, eşsiz 4 gece geçiyorlar hep aynı buluşma noktasında. Bu eşsizlik bile tek taraflı olabilir. Açık sözlülük ve dürüstlük temelde esas alınarak yürütülen ikili bir ilişki, ki bu ilişki kardeşçe sevgi;yalnızlığı paylaşmak;aşk arasında gidip gelen gelgitli hisler gibi pek çok anlamı barındırırken, günün sonunda herkesin hayatına kaldığı yerden devam ettiği ayrılığı saklıyor. Okuması o denli akışkan ve alıp götürüyor ki. Bir anda hikayenin içindesiniz ve yaşamaya başlıyorsunuz. Uzun uzun giriş detayları olmadan olaya, lafı dolandırmadan, sanki hemen şuracıkta yanınızda gerçekleşen bir anıya şahit oluyor gibi okuyorsunuz. O denli içinde ve samimiyetle. En saf haliyle şahit oluyoruz masumane duyguların hayatlar üzerindeki etkisine.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ren Kitap · 2020102,2bin okunma
Zihnimizi Geliştirebiliyorsak Şanslıyız Bu Hayatta
Puan vermedi·325 syf.··
2026 9. kitabı
Zeka seviyesi farklılığı olmasaydı canlılar arasında nasıl olurdu yaşanılan ortam? Herhangi bir anda insanın çokta düşünmeyeceği bir konuyu idrak etmemizi sağlıyor yazar. Kıdem farklılıkları zekayla doğru orantılı mı mesela? Zeka seviyemize göre mi mesleklere yerleştiriliyoruz? Bir fırıncı, akademisyenden daha düşük zeka seviyesine mi sahiptir her zaman? Zeki bir fırıncı olamaz mı yani? Kitabı okurken yaşanılan olay örgüsüne dalıp gitmiyorsunuz sadece, sorgulama güdüsü geliyor paralelde. Bir merdivenin basamakları var ve aşağıdan yukarıya doğru yerleştiriliyor insanlar. Peki ya bi anda en alttaki basamağın yeri en üste taşınırsa nasıl olurdu o kişinin hayatı? Alışabilir miydi yabancısı olduğu ortama, konuşabilir miydi aynı dili, yönetebilir miydi kendisini ve cevresindekileri? En önemlisi de mutlu olabilir miydi yüksek zekaya sahip olduğunda? Tanıdık gelen ne kalırdı insanın hayatında;mevcuttaki hayatında var olan kimse artık onun ne dediğini bile anlamazken.. Toplumsal düzen ve ihtiyaçlarımız, en çokta birbirimize yardımcı olmak kavramı için, herkesin seviyesi farklı olsun ki ileriye gitmek çabası ve dürtüsü bitmesin içimizde, yaşam devam etsin. Herkesin zeka seviyesi yüksek olsaydı, kim kime ihtiyaç duyardı ki, yalnızlık içinde yok olup giderdi toplum.
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma