Gönderi

Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Platon’un, Sokrates ve Protagoras arasında geçen bu diyalogu, erdemin öğretilip öğretilemeyeceğine dair bir tartışmayı barındırır. Sokrates, başta erdemin öğretilemeyeceğini savunur; ona göre erdemin edinilebilmesi için bireyin kendi çabası gereklidir. Protagoras ise başta bunun tam tersini savunur, ona göre erdem öğretilebilirdir. Eğitim veya din kurumları gelişmiş bir toplumsal yapıya sahip olan etnisitelerde erdemli insanların olduğunu görebiliriz. Bu kurumlar, erdemi öğretebilir ve bu kurumların gelişmiş olduğu yerlerde erdemli insanları görmemiz bir tesadüf değil, beklenen bir sonuçtur. Diyalogun sonunda ise Sokrates, erdemin bilgi olduğunu yani öğretilebilir olduğunu; Protagoras ise erdemin öğretilemeyeceğini savunmaya başlar. Ayrıca diyalogun içerisinde Sokrates’in de eleştirdiği gibi retorik, güzel konuşma ile ilgili bir sanattır. Oysa bu sanat, edinilebilecek değil ortaya çıkabilecek bir şeydir. Mesela bir doktor, tıp ile ilgili güzel konuşabilir. Keza bir devlet adamı da siyaset ile ilgili güzel konuşabilir. Bu duruma bakıldığında, Sokrates’in getirdiği eleştiri şudur: Retorik, amaç değil araçtır. Hedefe gidilen yolda lazım olan bir katalizördür. Erdemin öğretilebilirliği üzerine olan bu diyalogda ise asıl amaç bence bundan daha ötesini kapsar. Tartışma sürerken Sokrates, Protagoras’ın retoriğine karşın Sokratik ironi barındıran bir tutum takınır. Simonides’in Pittakos’u eleştirdiği şiirleri üzerinden yani retoriğin en önemli araçlarından biri olan tanık göstermeye başvurarak kendini haklı gösterir. Ancak bunu haklı çıkmak için değil, retoriğin epistemolojik olarak aslında yetersiz olduğunu çünkü; aklı değil, duyguyu ön plana almasını, suistimallere açık olmasını eleştirir. İkili tartışmaya diyalektik düzlemde devam eder. Eserin sonunda aslında kazanan ne Protagoras ne Sokrates ne de dinleyicilerdir. Kazanan, diyalektiktir.
ProtagorasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022873 okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.