Adem Özköse (Allah(cc) kendisinden razı olsun) bu eserinde dünyanın çeşitli yerlerindeki mühtedilerin hikayelerini derleyip bize sunmuştur.
Tabi ki, iman bir lütuftur. Lakin kul bir şekilde bunu sistemleştirip nasıl olduğunu anlamaya çalışıyor.
Benim zaviyemden ortaya çıkan durum genel olarak şu yönde:
Kişiler bir şekilde çökmüşler; kendilerini hayata bağlayan iplikler incelmiş hatta kopmuş. Bu durumda karşılarına bir vesile çıkmış ve İslam olmuşlar, elhamdüllilah.
Müslüman olanların kahır ekseriyeti (neredeyse 100%) en sevdiğiniz şey nedir, İslam'da sorusunu şöyle yanıtlıyor: İslam kardeşliğidir; hatta "Batılı" ülkelerde doğanlar ekliyorlar; İslam da karşılıksız paylaşma/verme vardır; biz böyle bir şey görmedik.
Ve her birinin bir davet çalışması mevcut. Gerçi burada yanıltıcı bir istatistiki durum ortaya çıkıyor olabilir. Bu kitapta derlenen mühtediler nispeten yapıp ettikleri ile ön planda olan kimseler. Belki bütün mühtediler kıyaslandığında davet çalışmaları bu kadar yüksek oranda olmayabilir.
Fıtratı bozulmamış ve bu dünya hayatını Müslüman olarak başından sonuna kadar götüren bir kimse için bu kitaplar nimeti hatırlatıcı ve şükre vesile olması için kıymetli olabilir. Neye sahip olduğunu hatırlamak ve farkında olarak yaşamaya devam etmek...