Hepinize selam! Maalesef bu sefer size kitap önerisi olacak bir inceleme yazamayacağım. Çünkü ben kitabı beğenemedim.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki R. İdeli yi çok seviyorum. Ayrıca #k:478378 serisini de çok seviyorum. O yüzden yapacağım yorum yazardan tamamen bağımsız.
#k:478378 i aşırı beğendiğim için bu kitaba da aynı beklentiyle başlamıştım ancak pişman oldum. Asla bir kitaba 1 vermem diyordum ama kitapda sevdiğim tek nokta bile yok, mecburdum.
Kitapda sürekli aynı şeyler tekrar edip durmasından sıkıldım. Az daha rs'ye girecektim. Sürekli kız bişey görüyor, bayılıyor, kan, ve sürekli birinin kıza deli olduğunu söylemesi. Kitaptaki tüm bölümlerin özeti bu. Normalde gerilim romanlarını kaç sayfa olursa olsun en çok 3 günde bitiririm ama bu kitap bir türlü bitmek bilmedi. Kendimi sadece sonunu merak ederek motive ettim. Keşke sonu güzel olsaydı da bu kadar düşük puan vermem gerekmeseydi ve bu kadar sevdiğim bir kitabın yazarı hafızamda böyle kalmasaydı. Sonunda şaşırdım mı? Evet. Tatmin edicimiydi? Hayır. Kesinlikle daha iyi bir son olabilirdi. Ayrıca da hiç korkutmadı. Azıcık bile gerilmedim. Düm düz bir kitaptı ya. Okuduğum zamana yazık. Ama yinede Rukiyenin diğer kitaplarını okumaya devam edeceğim. Bu kitapta böyle oldu ne yapalım? Şimdi aşırı delirdiğim noktalara değineceğim ancak bundan sonrası spoilerli olacak, okumadıysanız geçmenizi tavsiye ediyorum.
SPOİLER!!!!
Ya o son neydi öyle ya. İyi anlamda demiyorum.
Resmen iki kuruş para için kızı gerçekten hasta ettiler ya. Kıza o kadar üzüldüm ki. Zaten annesi ve babası yok. Artı olarak kardeşi doğmadan ölmüş ve sırf para uğruna kızın bu tramvasından faydalanarak kızı kandırmak? Her ne kadar beklenmedik bir son olsa da çok rahatsız edici. Özellikle de o halayla enişte. Siz nasıl akrabasınız bu bir, siz asıl nasıl insanlarsınız bu iki! Ya kardeşin vefat ediyor ve tek kızını sana emanet ediyor. Sen ne yapıyorsun borcunu ödeyeceksin diye sana bırakılan emanet bırakılan çocuğu delirtiyorsun. Hadi bunu hallettin, sen kardeşine olan borcunu nasıl ödeyeceksin çok merak ediyorum. Ayrıca kız çok çalışkan, bir sensini sınava hazırlanarak geçirdi ama o sınava bile giremedi. Ya serhan'a ne demeli? Evli adam sen gel milletin vereceği üç kuruş için oyunculuk yap, kızı kendine aşık et, üstüne bir de karına söyleme. Off Serhanın yuvasının yıkıldığını bir göreydim rahatlardım. Allah da o kadına yardım etsin, Serhan gibi bir vicdansızla bir ömür çok zor! Ya gerçekten ters köşe olsun diye de bu kadar saçma sonlar hiç hoşuma gitmiyor ya. Ayrıca karakterler yaptıklarından sonra sonunda da vicdan yapıp "bu kadarı da fazla olmadı mı ya?" Diyip suçlarını örtmeye çalışmışlar. Şu alıntı da içim
acıdı gerçekten:
"Tamam ama o yaşlı kadın işin dozunu artırdı. Oyun olduğunu bilmeme rağmen ben bile korktum o kadından!"
"Yeliz salak bir kız değildi. Dikkatli ve gerçekçi bir şekilde ilerlememiz gerekiyordu. Bazı noktalarda ben de durmamız gerektiğini fark ettim ama... İş işten geçmişti."
Hayır hayır, Yeliz salaktı. Yeliz bu dünyada onu seven bir insan olduğuna inanacak kadar salaktı hem de. Mahvoluşunun eserini onlara güvenerek kendisi yazmıştı.
Yeliz çok haklıydı bu cümlelerde ya. Neyse benden bu kadar çok uzun bir inceleme oldu biliyorum ama bunları yazmasam içim rahat etmeyecekti. Bol kitaplı günler.
Bak gene sinirlerim bozuldu, ne güzel unutmuştum kitabı 😅 İncelemen çok doğru bu arada, yazar bizi çok doldurduğu için de uzun olsa bile öyle gelmiyor. Kitabı okuyan biri olarak seni çok iyi anlıyorum çünkü.