Çok ince bir kitap olan İnci, üzerine sayfalar dolusu düşünebileceğimiz bir alan sunmuş bize.
Yoksul bir hayat süren Kino’nun hayatı daha doğrusu hayalleri bir inci bulması ile birden bire değişir. Çok büyük bir inci bulur ve bu incinin çok değerli ve paha biçilemez olduğuna karar verir. Bu haber duyulur duyulmaz çevresindeki herkesin Kino’ya davranışları da değişmeye başlar. Hani parayı bulan değişir deriz ya hep bence parayı bulanın çevresi değişmeye başlıyor ilk.
İnci gerçekten değerli miydi? Kitap bitince aklımdaki dolaşıp duran sorulardan bir tanesi de buydu. Belki de İnci sarrafları doğruyu söylüyordu da Kino ve çevresindeki karanlık güçler bizi roman bitene kadar değerli olduğuna inandırdı.
Birde Kino’nun karısının hep bu İnci belalı hayatımıza bela getirecek deyip durması çok ilginç geldi bana. İnsanoğlu kendi hayatına kendi ket vuruyor bir yerde aslında.
Her yönüyle düşündürücü, okuması keyifli, betimlemeleri muazzam bir kitap.