"Uçurtma Avcısı, okurken insanın boğazını düğümleyen, bazı sahnelerinde ise gerçekten nefes almayı zorlaştıran bir kitaptı. Hasan'ın Emir için uçurtma yakalamaya çalışırken yasadığı o olayda, Hasanın hırsızlıkla suclandığında kabullenişinde Sohrab'ın kendine zarar verdiği o sahnede gözyaslarımi tutamadım.
Beni en çok etkileyen şey, Hasan’ın Emir’e olan o sonsuz ve tertemiz sadakati oldu. Hasan, Emir için her şeyi göze alırken; Emir’in onun uğradığı haksızlığa sessiz kalması ve onu korumaması gerçekten kan dondurucu ve öfke vericiydi. Ancak kitabın ikinci yarısında Emir’in değişimi hikayeyi başka bir yere taşıdı. Emir'in asla Sohrab için ölümu göze almasını beklemiyordum mesela. Hasan’ın oğlu Sohrab için verdiği mücadele, onun intihar girişimi sonrası hastanede yaşadığı korku ve onu evlat edinmek için çabalaması beni kalbimden vurdu. Emir, geçmişte Hasan’a yapamadığı korumacılığı Sohrab’a yaparak aslında kendi vicdanını rahatlatmaya çalışıyor. Bu kitap bana, insanın çok büyük hatalar yapabileceğini ama bu hataları telafi etmek için her zaman bir şansı olduğunu ve en önemlisi de Hasan'dan karşılıksız sevgiyi sadakati öğretti. Coğrafyanın kader olduğunu ögretti. BU DÜNYADA NE YAZIK Kİ HER ÇOCUK EŞİT ŞARTLAR ALTINDA DEĞİL. Kitapta da yazdığı gibi AFGANİSTAN'DA ÇOCUK ÇOK AMA ÇOCUKLUK YOK "