Gönderi

8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 14:45
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül, ilk olarak 1900 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmeye başlanmıştır. Dönemin oldukça ilgi gören yasak aşk temasını işlerken, yazarın Halit Ziya’dan etkilendiği de açıkça hissedilir. Hatta bu roman, Halit Ziya’ya ithaf edilmiştir. Kitabın konusuna kısaca değinecek olursak; beş yıllık evli olan Suat ve Süreyya, yaz aylarını geçirmek için bir yalı kiralar. Süreyya’nın akrabası Necip de sık sık bu yalıya gidip gelmektedir. Necip, bu ziyaretler sırasında Suat’a ilgi duymaya başlar; onu çevresindeki diğer kadınlardan farklı olduğunu düşünür. Zamanla bu ilgi, derin bir aşka dönüşür. Süreyya’nın Suat’a karşı giderek ilgisizleşmesiyle, Suat da Necip’e karşı duygusal bir yakınlık hissetmeye başlar ve bu yakınlık zamanla yasak bir aşka evrilir. Psikolojik bir roman olması nedeniyle Eylül’de olaylardan çok karakterlerin iç dünyası ön planda. Kitap boyunca uzun ruhsal tahliller, içsel çatışmalar ve derin psikolojik çözümlemeler yer alıyor. Bu yüzden özellikle başlangıçta okuması benim için biraz zorlayıcı oldu. Ağır ilerleyen anlatımı ve detaylı betimlemeleri zaman zaman yorucu olsa da, yazarın diline alıştıkça kitap çok daha akıcı bir hale geldi. Özellikle sonlara doğru, karakterlerin duygusal karmaşası ve içsel çatışmaları beni derinden etkiledi. Sabır isteyen ama sonunda kesinlikle karşılığını veren bir eserdi. Türk edebiyatı klasikleri arasında yer alan Eylül’ün, özellikle psikolojik derinliği yüksek eserleri seven herkes tarafından okunması gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar...
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.