·110 syf.····Okunma: 17 Mayıs 2018 00:00 Okuduğum tarz değil. Farklı birşey okumak için okudum ama beni sarmadı. Belki Çağdaş Fransız Düşüncesi hakkında araştırma yapıp, bu tarz okudukça belki açılabilirim ama şimdilik bu kadar yeter.
Kitap birinci tekil şahıs anlatımıyla başlıyor. 1938 yılında başından geçen olayların anlatımıyla kitaba adım atıyorsunuz. Ama öyküyü 1940 yılında yazmaya başladığını belirtiyor. Olaylar bir apartman dairesinde geçiyor. Öyküye konu olan kadının kız kardeşi de bir süre orada oturmuş. Kadın hakkında kısa bir hayat hikayesi anlatımı ile ailenin parçalanmasından bahsederken, babasının öldürülmesi, annesinin hayata tutunamaması gibi bir takım olayları anlatarak konu ilerliyor.
Hasta ve sorunları olan J.'nin, yalnızlık, psikolojik rahatsızlık, depresyon, ölüm gibi kavramlarla konu genişletilmeye çalışılıyor. Aldığı ilaçların, iğnelerin ve morfinin etkisiyle
sakinleşen ama bir an öncede ölmek isteyen bir kişi ile anlatıcının konuşmaların okuyoruz.
Ölüm döşeğinde yatan hasta bir kadının ölüm-yaşam arasındaki o ince çizgiyle yaptığı mücadeleyi okuyup, ruhsal olarak bitmiş ama yine de fiziki olarak direnen ama bazen o fiziki direnişi bile kendi kendine yıkan bir karakterin yaşamına konuk oluyoruz.
Ağır psikolojik bir rahatsızlıkla mücadele eden J'nin dünyasında yer alan yaşam, kendi gözlemlerini, yaşayışları, özlemleri, haykırışları ve sırları okuyacağız.
Yatan veya yatalak bir hastanın ölüm döşeğinde yaşanan sıkıntıları, çevreye bakışı ve yanında bulunan hemşire ve anlatıcı ile kısa konuşmalar şeklinde ilerliyor hikaye.
Bir ana karakter, birkaç yardımcı karakter, bir oda içinde, odanın dışında; yalnızlık, ölüm, hayat, hiçlik vb. bazı anahtar kavramların cümle içinde sıralanması diye düşünüyorum.
Ezcümle: Elimdeydi, merak ettim, okudum ama bana hitap eden bir tarz değil. Belki bundan hoşlanan olabilir, vardır veya çoğunlukta olabilir.
Ama ben daha klasik eser biçimlerini seviyorum. Kendime yakın bulamadım, kötü demiyorum ama beni sarmadı.
Tavsiye eder miyim. Hayır. Ama kitabın anlatımı çok akıcı, konu kadar kasmıyor.