Gönderi

Bir Hırsızın Zihninde Dolaşmak: Sarı yüz
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 23:11
Bazı kitaplar vardır, okurken karakterin omzundan tutup sarsmak, "Ne yapıyorsun sen?!" diye bağırmak istersiniz. R.F. Kuang’ın Sarı Yüz’ü benim için tam olarak böyle bir sinir harbi oldu. Başından sonuna kadar ahlaki olarak dökülen bir ana karakterle baş başasınız ama kitabı bir türlü elinizden bırakamıyorsunuz. Düşünün ki yazar olmak istiyorsunuz ama kariyeriniz bir türlü ilerlemiyor. Öte yandan en yakın arkadaşınız (ki aslında o kadar da yakın değilsiniz) edebiyat dünyasının yere göğe sığdıramadığı, ödüllere doymayan bir yazar. Sonra bir gün, bu arkadaşınız gözlerinizin önünde trajikomik bir kazada hayatını kaybediyor. Ve onun henüz kimsenin bilmediği, yayınlanmamış o muazzam taslağı masanın üzerinde duruyor... Alır mıydınız? Ana karakterimiz June Hayward alıyor. Hatta almakla kalmıyor, kendi eseriymiş gibi ufak tefek değişiklikler yapıp, adını da biraz daha gizemli ve etnik tınlasın diye "Juniper Song" olarak değiştirip piyasaya sürüyor. Kitap yok satıyor, paralar ve şöhret su gibi akıyor. Ama sonrası? Tam bir kaos… Beni asıl çarpan şey, bu hırsızlık hikayesinin ötesinde, June’un o çarpık zihni oldu. Yaptığı şeyi kendi kendine öyle bir haklı çıkarıyor, olayları öyle bir manipüle ediyor ki, okurken hissettiğiniz o "Yok artık!" hissi hiç geçmiyor. İnsanın içindeki o saf haset ve "bunu aslında ben hak ediyorum" kibri o kadar çıplak anlatılmış ki, karakterden tiksinirken bile bir sonraki hamlesini merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın beni vuran bir diğer tarafı ise internet kültürü ve sosyal medya linçleri üzerine söyledikleri. Klavye başındaki o isimsiz kalabalıkların birini nasıl saniyeler içinde ilahlaştırıp sonra nasıl acımasızca paramparça ettiğini, dijital dünyadaki o devasa yankı odalarının nasıl bir anda kabusa dönebildiğini okumak gerçekten ürkütücüydü. İnternetin o siber linç dinamiği suratınıza bir tokat gibi çarpıyor. Kitap bittiğinde, Türk kahvemi yudumlarken uzun uzun düşündüm. Gerçekten yayıncılık dünyası liyakata mı bakıyor, yoksa sadece "satılabilir" ve o an trend olan kimliklere mi? Sosyal medyadaki o "duyarlılık" maskelerinin arkasında aslında ne kadar büyük bir ikiyüzlülük var? Eğer sadece bir olay örgüsü okumak değil, ahlaki pusulanızı altüst edecek, sizi rahatsız edip düşünmeye zorlayacak zehir gibi bir modern çağ eleştirisi arıyorsanız, Sarı Yüz kesinlikle okumanız gereken bir roman. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Başkasının hikayesini, hatta başkasının acısını çalıp kendi "başarınız" için satabilir miydiniz? R. F. Kuang Sarı Yüz
Alıntı
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.