Puan vermedi·152 syf.··
2026 15. kitabı
Ian McEwan'ı bir arkadaşım bana tavsiye etmiş ve İngiltere'nin en iyi yazarlarından biri demişti. Kendisi İngilizce olarak okuyor yazarı. Benim de okumayı sevdiğim bir yazar McEven. Seçtiği temalar, onları işleyiş biçimi bana çok uygun fakat bu kitabı favorilerimden biri olmadı. Ben Shakespeare'i pek sevmem, sevmem derken yani günümüzde Shakespeare metinlerinin bir şey ifade etmediğini düşünürüm. Tiyatroda bir Shakespeare oyununu klasik şekilde izlemeyi falan sıkıcı hatta saçma bulurum. 500 yıllık metni aynı şekilde, aynı repliklerle oynamanın bir mantığı yok benim için. Eski kız arkadaşlarımdan biri edebiyat alanında yüksek lisans yapmış, edebiyat üzerine iki üniversite okumuş (karşılaştırmalı edebiyat, İngiliz dili ve edebiyatı) biriydi. Ona sormuştum, o da Shakespeare'in İngiliz ve dünya edebiyatı için önemini anlatmıştı bana. Dolayısıyla bu adamın önemini biliyorum ve bir İngiliz yazarının da bir kitabına bir Shakespeare metnini uyarlamasını anlıyorum. Yine de bu kitabın, yazarın en iyi işlerinden biri olmadığını düşünüyorum. Ian McEwan kitaplarında mutlak iyiler ve mutlak kötüler olmaz genelde hatta bana göre günümüz normlarında iyi edebiyatta bu olmaz. Karakterlerin ikilemleri, ahlaki açmazları vardır. Bu kitapta belki sadece anne üzerinden böyle durumların varlığı söylenebilir ama o bile zor. Hatta anne karnındaki anlatıcı bebek, bu anlamda en büyük ahlaki açmazları sunan karakter. Bunun dışında hikaye fazla düzdü benim için. Ian McEwan satır aralarında politikaya, modern alışkanlıklara nükteli göndermeler, eleştiriler yapan biri, bu az olduğunda keyifli, hikayenin arasında kaybolduğunda keyifli ama hikayenin önüne geçtiğinde o kitap benim için fazla didaktik oluyor ve bu tarz işleri sevmiyorum. Bu kitapta hikaye benim için o kadar düz ki yazarın o eleştirel sesi fazla tırmalıyor kulağımı satır aralarında. Üstelik bu kitabın satır aralarında yazarın fikirlerini okuduğumuz yerler, diğer Ian McEwan kitaplarına göre daha fazla, ya da bana öyle geldi. Bu adamın kitaplarında alkol ve müzik de fazlasıyla yer buluyor kendisine, kendi adıma bunu seviyorum. Finale doğru gerilimi artırmasını da seviyorum, bu kitapta da bunlar mevcut. Kitapta fark ettiğimden çok daha fazla Hamlet ve Shakespeare göndermesi vardır eminim. İlk göze çarpan karakterlerin isimleri zaten. Başta dediğim gibi anlıyorum, saygı da duyuyorum bir Shakespeare uyarlamasına ama 21. yüzyılda tarihsel kökenini yok saydığınızda -saçma cümle farkındayım, niye yok sayalım ki- Shakespeare metinleri benim ilgimi çekmiyor. Bunu biraz açayım; Shakespeare temaları ihanet, intikam, hırs vs. günümüzde de çok işlenen temalar ancak Shakespeare dönemine kıyasla, yukarıda da değindiğim üzere, artık bu kavramlar ayrı ayrı karakterlerde toplanmıyor, daha katmanlı hikayelerde daha katmanlı karakterlerle işleniyor bu temalar. Bu kitapta karakterler bu anlamda çok düz, çünkü net bir Shakespeare uyarlaması. Tamam, metin modern ama karakterler Hamlet karakterlerinin aynısı neredeyse, amca salt çıkarcı ve kötü, anne pişman. Bir şeyler daha yazasım var ama onu Amsterdam'da Düello başlığına saklayayım.
Fındık KabuğuIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20171,492 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.