Gönderi

Puan vermedi·95 syf.··
2026 129. kitabı
Bazen bir kitap okunmaz, içimize sızar—ve orada uzun süre kalır. Gerçek ile hayalin sınırları silindiğinde, insan en çok kendine yabancılaşır. O yüzden bu metinde “olay” aramak boşunadır; çünkü burada anlatılan şey yaşananlar değil, zihnin kendi kendini yiyişidir. Bu yüzden Hidayet’in dili sakin değil, bilerek rahatsız edicidir. Cümleler ilerlemez; döner, tekrar eder, takılır. Sanki bir düşünceyi anlatmaktan çok, bir zihinsel çöküşü kayda geçirir. Ve tam da bu yüzden insanı içine çeker: çünkü netlik yoktur, kaçış yoktur. Sevgiyle nefretin aynı yerden doğması da tesadüf değildir. Ulaşılamayan her şey burada ya takıntıya dönüşür ya da yok etme arzusuna. Aşk, saf bir duygu değil; kontrol edilemeyen bir kırılma gibi işler. Hayat ise tek bir mevsime sıkışır: soğuk, karanlık ve bitmeyen. İçinde bir yerlerde yanan şey vardır ama ısıtmaz—sadece tüketir. Belki de bu yüzden anlatıcı, en çok “kendini tanıyamadan ölmek”ten korkar. Ama aynı zamanda bu tanımsızlıkta bir tür tuhaf teselli de bulur: çünkü hiçbir şey netleşmediğinde, hiçbir şey gerçekten kaybedilmez gibi gelir. Ve en sert soru orada kalır: Bu bir hikâye mi, yoksa zihnin kendini yazma biçimi mi? Belki de cevap yok. Belki de metnin kendisi zaten cevapsızlığın ta kendisi.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.