Gönderi

Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 13:48
Sokrates bu eserde Gorgias, Polos ve Kallikles ile tartışır. Sokrates, diyalektikten yana iken karşısındakiler sürekli retorik (ikna sanatı) üzerinden tartışmayı ilerletmeye çalışır. Temel itibariyle Sokrates, eserde retoriğin hakikat arayışındaki başarısızlığını gösterir. Gorgias’a göre “Hiçbir şey yoktur, varsa da bilinemez, bilinse de aktarılamaz.” ancak hakikatin olmadığı bu dünyada doxalar hala vardır. Bundan dolayı, retoriğin işlevi bu doxaları kişinin belirli bir şeyin faydası uğruna kullanabilmesidir. Bu kullanım inanç üzerinden iknaya dayanır. Gorgias, retorik öğretmesinin karşılığında para almasında da hakkı olduğunu savunur çünkü ona göre retorik siyasette ve hukukta oldukça büyük bir öneme sahiptir. Polos, retoriğin bir sanat olduğunu savunur. Sokrates’e göre ise retorik, bir dalkavukluktur. Sözgelimi, tıp bir sanattır. Aynı zamanda aşçılık da bir sanattır. Ancak tıp, beden için iyi olan besinlerin tüketilmesini savunur. Aşçılık ise beden için iyi olanı önemsemez, lezzetli olanın tüketilmesi onun amacıdır. Buradan şu sonuca varabiliriz: Tıp bedenin iyiliğini öncelerken, aşçılık bedenin iyiliğini değil nefsin doyurulmasını önceler. Dolayısıyla aşçılık bir yarar sunmaz, ancak iyi hissettirir. Sokrates’e göre de bu durum dalkavuklukla çok benzerdir. Polos ayrıca bir suçlunun, suçunun cezasını çekmemesinin; suçunun cezasını çekmesinden daha iyi olduğunu savunur. Ancak Sokrates, suçlu kişinin ceza almasının hak ettiği şey olduğunu ve bu durumun, kişinin suçlarından arınmasını sağladığını savunur. Polos, tiranların istedikleri her şeyi yapabildikleri için en güçlü olduklarını beyan eder. Sokrates ise tiranların istediklerini değil, iyi görünen şeyi yaptığını söyler. Mesela bir tiran, bir insanı öldürür ve onun parasını ele geçirir. Burada istenen şey parayı ele geçirmektir, ancak parayı ele geçirmek için o insanı öldürmelidir. Yani öldürme eylemi istenilen değildir, istenilen parayı ele geçirmektir. Ancak o parayı ele geçirmek adına o adamı öldürmek zorunda olduğu için istediğini değil, iyi görüneni yapmış olur. Üstelik tiran o parayı ele geçirerek mutlu olacağını varsayar ancak Sokrates’e göre, o parayı ele geçirmek haksızlık olduğu için mutsuzluk getirir. Ayrıca Sokrates, burada tiranı cahil olarak tanımlar, güçlü olarak değil. Nitekim güçlü iyi bir sıfat olduğuna göre, güçlü iyi olanı yapabilme yeteneğidir. Kallikles, hayatın amacını en büyük güce sahip olmak, bu gücü arzusuyla da tatmin ederken kimseye hesap sormamak olarak tanımlar. Ona göre hak değil, güç vardır. Sokrates ise böylesi bir hayatın insanı sırtlandan farksız bir hale getireceğini düşünür. Kallikles ise bir gün Sokrates’in bu erdemliliğinden dolayı haksız bir şekilde ölüm cezasına çarptırılsa dahi bu görüşünün arkasında mı duracağını sorar. Sokrates’in cevabı evettir. Nitekim Sokrates’e göre gerçek mutluluk, bireyin dış dünyayı umursamaksızın iyi, doğru ve haklı olanın peşinden gitmesidir.
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,877 okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.